Etiket arşivi: ağrı

göz tansiyonu

Göz Tansiyonu ve Belirtileri

göz tansiyonuGöz Tansiyonu

Gözde görülen en büyük rahatsızlıklardan biri olan glokom yani göz tansiyonu genelde önemli bir belirti vermese de düzenli yapılan göz muayeneleri ile belirlendiği takdirde tedavisi mümkün olabiliyor.

Göz tansiyonu erken dönemde herhangi bir belirti vermez. Hastalık yavaş ilerlediğinden ve çevreden merkeze doğru bir kayıp olduğundan belirli bir görme alanındaki kayıp fark edilmez. Erken teşhis ile glokomun ilerlemesi durdurulabilir. Fakat bunun için iyi bir göz muayenesi şarttır.

Göz Tansiyonu ve Belirtileri

Göz tansiyonunun nadir görülen türünde bulantı, kusma, ağrı, görme bulanıklığı olabilir. Açı kapanması göz tansiyonu dediğimiz bu türü hastaların az bir kısmını oluşturduğu için, diğer göz tansiyonu hastalarında bu tür belirtiler ortaya çıkmayabilir.

Kronik açık açılı glokom adı verilen en sık görülen glokom çeşidinde genellikle belirgin bir belirti yoktur. Yakınlarında glokomlu bir hasta olan kişiler, gözlerinde yorgunluğa bağlı hafif bir ağrı, kanlanma gibi şikayetleri olduğunda hemen bunun glokom (göz tansiyonu) belirtisi olabileceğini düşünürler. Bu kişilerin şüpheden kurtulmaları için göz muayenesi olup göz tansiyonlarının ölçülmesi doğru olacaktır.

Glokomda, bazen gözde hafif ağrılar, günün bazı saatlerinde bulanık görmeler gibi belirtiler görülebilir. Fakat çoğunlukla hiçbir belirti vermez.

En sık rastlanan açık açılı glokom en az belirti veren glokom türüdür. Görmede belirgin azalma ve ağrı hissedilmediğinden bu glokom çok geç fark edilir.

 Göz Tansiyonu Tedavisi

Sabahları belirginleşen baş ağrısı; geceleri ışık etrafında ışıklı halkalar görme kapalı açılı glokom tipinin belirtileridir. Bu nedenle, hastalığın erken teşhis edilmesi ancak 45 yaşın üstünde olan kişilerin bir göz uzmanı tarafından yapılan rutin göz muayenesi taraması ile mümkündür.

Göz tansiyonu ani olarak yükseldiğinde oldukça çarpıcı belirtilerle karşımıza çıkar. Gözde ve göz arkasına yayılan şiddetli, delici tarzda bir ağrı, bunun yanında görme bulanıklığı, cisimlerin etrafında renkli haleler görme, bulantı ve kusma en belirgin şikâyetlerdir.

Genellikle ani göz tansiyonu yükselmesi ile karşılaşılan hasta sayısı azınlıktadır. Asıl büyük grupta göz tansiyonu yavaş yavaş artar ve göz, bu artışa uyum sağlar, yani ağrı duyulmaz.

Hastalık herhangi bir belirti vermeksizin yıllar boyu ilerlemeye devam eder. Belirtiler başladığında ise çoğu kez geç kalınmış olur.

İlişkiye girince ağrı duyuyorum

Soru:

2 aylık evliyim. Cinsel ilişkiye bir gün ara verip ertesi gün gireceğimiz zaman eşim vajinasının ağrıdığını söylüyor. “Acıyor” diye bağırıyor. Ben bu yüzden rahat boşalamıyorum. Bir de eşim birleşme sırasından orgazm olamıyor. Hiçbir şey hissetmiyor. Ne yapmam gerekiyor?

Cevap:

Değerli okurum, öncelikle eşinin ağrılarını gidermek gerekir. Bunun için eşini bir kadın doğum uzmanı görebilir. O bakımdan normal ve sağlam çıkacağına inanıyorum. Ağrılar devam ederse çözümü sanırım bize kalır. Tabii ki ağrı çekilen yerden zevk alınmaz. Ayrıca da zevk alması için zamana ihtiyacı var. Hiç ağrı olmasa bile pek çok kadın cinsel ilişkiden fazla zevk almaz ya da orgazm olmaz. Bu ikinci bölümü için acele etmeyin, zamana bırakın. Birinci bölümün çaresine bakın.

İlişki sırasında kanama ve ağrı problemi

Soru:

27 yaşında 2 senelik evli bir bayanım. Benim problemim cinsel ilişkiye girdiğimde sürekli olarak ağrı çekmem. Hatta yalnızca ilişki sırasında değil, ilişkiden sonra da ağrı devam etmekte. Ağrıların yanı sıra arada bir de kanama meydana geliyor. Bu kanamaların kızlık zarıyla bir ilgisi olabilir mi? Bu konuyla ilgili ne yapmamı önerirsiniz?

Cevap:

Öncelikle 2 senelik evli olduğunuza göre bu kanamaların kızlık zarından kaynaklandığını söylemek çok güç. Probleminiz rahim ağzında oluşabilecek bir yaraya sebebiyet verecek bir enfeksiyondan kaynaklanıyor olabilir. Bu enfeksiyon hem ağrının hem de kanamanın sebebi olabilir. Ya da rahim ağzı polip, yumurtalıklarda kist ve yumurtalık kanalları ile rahimle karın iç organlar ve karın duvarında geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı yapışıklıklar sebebiyle de bu ağrıları hissediyor olabilirsiniz. Sonuç olarak jinekolojik muayene ve ultrason yapılması yeterli olmuyorsa laporoskopi ile hem tanı hem de tedavi gerçekleşmiş olur.