Kategori arşivi: Varis

varis ısı tedavisi

Yoğun ısı tedavisi ile varise son

varis ısı tedavisiYoğun Isı Tedavisi

sağlıkiçin.org olarak sizler için yoğun ısı tedavisi hakkında yazı hazırladık.

Varise Son

Sıcak damarları genişlettiği için aşırı sıcaklar varisli hastalara iyi gelmez. Çok sıcak suyla banyo yapmayın, kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlardan uzak durmak büyük önem taşır.
Çok yüksek topuklu ayakkabı giymeyin.
Uzun süre ayakta aynı pozisyonda kalmamaya çalışın.
Düzenli yürüyüş yapın. Bacakları çalıştırdığı için yüzme de varise iyi gelir.
Dolaşım bozukluklarına neden olduğu için dar kot pantolon giymeyin.
Kilo varisin artmasına neden olacağı için beslenmenize dikkat edin. Kilo almamak için Akdeniz tipi beslenme ile hafif bir diyet yapılabilirsiniz. İdeal kilosunu koruyan varis hastaları, ayak ve bacaklara daha az yük bineceğinden rahat eder.
Akşamları soğuk suyla masaj yapmak ve ayaklar hafif yüksekte yatmak hastaları rahatlatır.

Yoğun Isı Tedavisinin Özellikleri

Uzun süre ayakta kalmak, gebelik, şişmanlık, ileri yaş, gibi faktörlerle ortaya çıkan varis varlığında, cerrahiye alternatif yoğun ısı tedavisi ile sorun ortadan kaldırılabiliyor.

Özellikle uzun süre ayakta kalmak, gebelik, şişmanlık, ileri yaş, artmış karın içi basınç gibi faktörlerle ortaya çıkan ya da ilerleyen varis varlığında, cerrahiye alternatif yoğun ısı tedavisi ile sorun ortadan kaldırılabiliyor.

 

Varislerin kıvrımlı, mavimsi-mor yapılar olarak görüldüğünü, genellikle bacaklarda ve baldırda ortaya çıktığını belirten , toplardamar içerisindeki küçük kapakların kanı kalbe doğru itme özelliğini yitirmesinin varislerin ortaya çıkmasında çok önemli bir etken olduğunu ifade etti. Örümcek ağı görünümlü varislerin ise daha hafif bir form olduğunu anlatarak, uzun süre ayakta kalmak, gebelik, şişmanlık, ileri yaş, artmış karın içi basınç gibi faktörler varis oluşumuna ve mevcut olanların ilerlemesine olanak sağladığına dikkati çekti.

Varisin, bacaklarda ağrı, bacaklarda dolgunluk, ağırlık hissi, gece krampları, bacaklarda karıncalanma, uyuşukluk, atmalar, genişlemiş görünür toplar damarlar, ayak bileklerinde şişlik, ayak bileği etrafında deride renk değişiklikleri, ciddi vakalarda ise cilt ülserleri ile kendini gösterdiğini ifade etti.

Varis tedavisinde ağrının giderilmesi ve komplikasyonların önlenmesi üzerine odaklanıldığını tedavinin hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve mevcut varislerin şiddetine göre planlandığıdır.

KÜÇÜK ORTA ÇAPLI DAMARLARDA İĞNE TEDAVİSİ 

Tedavinin, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi olarak iki gruba ayrıldığını, cerrahi olmayan tedavinin uzun süre ayakta durmaktan kaçınma, elastik, basınçlı varis çorabı uygulaması ve ilaç kullanımı ile yapıldığını, ”İlaç dışı tedavide ise iğne tedavisi, radyofrekans ya da lazer termal ablasyon, cerrahi olarak venin çıkarılması, endoskopik perforan ven cerrahisi uygulanır” , bazı hastalarda kombine tedaviler yapıldığını da ifade ederek, cerrahi uygulamanın büyük varislerin varlığında ağrı, bacakta ağırlık ve yorgunluk hissi, bacağın görünümünün düzeltilmesi ve cilt, cilt altı yağ dokusunun sertleşmesi gibi durumlarda tercih edildiğidir.

 

Skleroterapi olarak adlandırılan iğne tedavisi ise en sık uygulanan tedavi metotlarından biri olarak gösteriliyor. Uygulama, kimyasal özel bir solüsyonun varisli toplardamar içine enjeksiyonu ve buna bağlı olarak varisli damarın kapanmasıyla kanın sağlıklı toplar damarlara yönlendirilmesi prensibine dayanıyor. Uygulama sonrasında bacaklarda toplardamarlarda pıhtı oluşması olarak tanımlanabilen ”toplardamar (ven)” sertleşiyor ve sonrasında kayboluyor. İğne tedavisi küçük, orta çaplı damarlarda uygulanıyor ve anestezi gerektirmiyor.

Yüzeysel lazer termal ablasyon yöntemi ile lazer varisli damar üzerine uygulanarak yok ediliyor. Yöntem, varisin çok hafif formları üzerinde etkili olabiliyor.

Endovenöz termal ablasyon diye isimlendirilen yöntemde ise daha büyük varisli toplardamarların yoğun ısı kullanılarak yok edilmesi amaçlanıyor. Cerrahi olarak toplar damarın çıkarılmasına alternatif olarak gösteriliyor. Bu yöntemde, toplardamar içine oldukça ince bir kateter sokuluyor ve ucundan damar çeperine ısı uygulanıyor. Kateter çekildikten sonra ısı, toplardamarın kapanmasına ve kanın sağlıklı damarlara yönlenmesine olanak sağlıyor.

Bir başka yöntem olan Radyofrekans (VNUS) termal ablasyonda da toplardamarın kapanmasına olanak sağlayan kateter ucundan enerji ısı değil radyofrekans dalgaları ile sağlanıyor. Hasta, uygulama sonrasında birkaç gün içerisinde normal aktivitesine dönebiliyor.

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA) yöntemi ise varis gelişen dokuların termal olarak hasarlanması prensibine dayanıyor. Çıplak bir lazer fiberi yoluyla toplardamar içerisindeki hastalıklı kısma ulaşılarak lazer enerjisi veriliyor.

Endoskopik Perforan Ven Cerrahisinde de ciddi derecede ilerlemiş cilt ülserleri varlığında uygulama yapılıyor.

Ambulatuvar Flebektomi diye isimlendirilen yöntemle ise cilde yapılan küçük kesilerle küçük venler çıkarılıyor.

Tedaviler sonucunda, oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor. Ağrı azaltılıyor ve kozmetik görünüm düzeltilebiliyor. Çok düşük olasılıkla zamanla varis tekrar oluşabiliyor, sinir hasarı gözlenebiliyor.

Yoğun ısı tedavisi yazımız burada bitiyor. Umarız işinize yaramıştır.

 

varis çorabı

Varis çorapları artık göze de hitap ediyor!

varis çorabıVaris Çorabı

sağlıkiçin.org olarak sizler için varis çorabı hakkında yazı hazırladık.

Varis Çorabı Nedir

Varis çorabı, varis tedavilerinde ameliyat öncesi ve sonrası sıklıkla kullanılan ve hatta kimi otoritelerce varis tedavisinde altın standart olarak kabul edilen bir metaryaldir.
İşi gereği uzun süreler ayakta duran kişilerde (öğretmen, cerrah, diş hekimi, pazarcı esnafı, tezgahtar v.s.) varis oluşumu görüleceği gibi uzun süre oturur vaziyette duran kişilerde de(bilgisayar başında çok duranlar, memurlar, ofis çalışanlarıv.s.) sıklıkla varis oluşumu gözlemlenir. Hamilelik sonrası ve kalıtsal nedenler de varis oluşumunu tetikleyen nedenlerdendir.
Günlük yaşantımızda yaptığımız pek çok yanlıştan, işimiz gereği oluşan hareketsizlikten, kalıtsal nedenler ve daha pek çok sebepten oluşan toplardamardaki basınç artışı, damar çeperini genişleterek cilt dışından görülebilecek hale getirir. Çeşitli şekillerde ve renklerde görülen bu oluşum varis olarak adlandırılır.

Varis Çorabının Özellikleri

Varisin kadınlara özgü bir hastalıkmış gibi algılanmasına neden olan çok yanlış bir kanı mevcuttur. Oysaki erkekler de kadınlardan az sayıda olmakla birlikte çok yüksek oranda varis problemleriyle karşılaşmaktadır. Türkiye’de varis hastalarıyla ilgili maalesef sağlıklı bir veri yoktur. Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre varis hastası bin üç yüz kadına karşılık bin erkek hasta bulunmaktadır. Varisin bir kadın hastalığı olarak bilinmesinin nedeni; kadınların estetik kaygılarından dolayı daha sıklıkla hekime başvurmalarıdır.
Çeşitli varis tedavi yöntemleri vardır. Skleroterapi , lazer tedavisi, ultrason tedavisi ve ameliyat yöntemi başlıcalarıdır. Varis çorabı tüm bu tedavilerle birlikte, öncesi ve sonrasında tedaviye yardımcı olarak kullanılır.
Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren kullanılmaya başlanılan Varis çorapları, kendi başına bir tedavi yöntemi değildir. Diğer tedavilerle birlikte mutlaka kullanılması gereken, tüm kalp damar hekimlerinin tavsiye ettiği, varis tedavisinin olmazsa olmazı sayılan, koruyucu ve toparlayıcı bir üründür.
Bacak toplardamarı genişlemesi sonucu damar içi basıncı artar ve varisi genişlemeye zorlar. Düzenli kullanılan varis çorapları, varisleşmiş damarı dıştan sıkarak kan dolaşımını daha çok derin damarlara sevk eder ve böylece iç basıncı dengede tutar. Hareketsiz hastalarda, ayak bileğinden itibaren uyguladığı basınçla kanın kalbe geri dönmesini sağlar, toplardamarlara destek olur. Vücuttaki kan dolaşımına yardımcı olur.

 

Varis, bir toplardamar hastalığı. Toplardamarlar genişleyip şişerek sağlığı tehdit ediyor.

Daha çok alt bacakta görülen varis estetik açıdan da istenmeyen görüntülere neden oluyor.Tıbbı basınçlı çoraplar ise varisin önlenmesinde ve tedavisinde önemli yer tutuyor.Varis çorabı denilince akla gelen sık ve sert dokumalı çoraplar,artık günümüzde hem tasarım olarak hem de tıbbı olarak çok aşama kaydedildi.

Varis çorabı denilince akla zor giyilen, estetikten uzak çoraplar geliyor.Geçmişten günümüze varis çoraplarında tıbbı ve estetik anlamda ne değişti?

Aşırı kalınlıkları, sık ve sert dokumaları yüzünden cildin havalanmasına engel olmaları, çok zor giyilebilmeleri, lastik bölgelerinin ciltte yara yapması, farklı bölgelere farklı basınç uygulayamamaları, estetikten çok uzak olmaları gibi nedenler yüzünden insanlar, klasik varis çoraplarından yıllardır uzak durmaya çalışmış, kullanmak durumunda olanların ise yaşamları ciddi derecede kısıtlanmıştır.

Eski varis çoraplarının yerini alan günümüz ‘kademeli basınçlı çoraplar’ı ise tüm bu olumsuz ögeleri ortadan kaldırmıştır. Gerek kullanılan malzemeler, gerek kullanılan örgü ve üretim teknikleri, bu yeni çorapları çok daha rahat kullanılabilir hale getirmiştir. Dizaltı, dizüstü, kasık, külotlu, açık ve kapalı parmak gibi modeller üretilmiştir.

Tıbbı Basınçlı Çoraplar Hangi s-Sorunlarda Kullanılıyor

Eski varis çoraplarının yerini alan bugünün kademeli basınçlı çorapları ven ve lenf damar hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde; gebelik sırasında; uzun süreli yolculuklarda kullanılmaktadır.

En çok variste kullanıldığını biliyoruz. Varis nasıl bir hastalıktır? Neden ortaya çıkar? Tedavi edilmediğinde hastaları nasıl bir sonuç bekler? Variste hangi aşamada bu çoraplar kullanılır?

Bacaklarımızdaki venlerin içindeki kapakçıklar bozulduklarında, aşağıdan yukarıya doğru olması gereken kan akım yönü değişir ve yukardan aşağıya, ayaklara doğru bir geri kaçırma başlar. Buna venöz reflü denir. Venöz reflünün ilk belirtisi diz altında ve bileklerde görülen ve gün içinde artan ödem (şişlik)dir. Hastalık ilerledikçe bacaklarda önce mavi-yeşil-kırmızı kılcal damarlar belirir.

Tedavi edilmeden geçen süre, bu kılcal damarların çaplarını ve sayılarını artırırken, renklerini koyulaştırır. Cilt altında büyük, venöz pake denilen ve spagetti makarnaya benzeyen damarlar ortaya çıkar. Hastalığın son aşamalarında ciltte renk değişiklikleri ve bilek düzeyinde gelişip aylarca iyileşmeyen yaralar belirir. Tüm bu görsel belirtilere varis denir.

Sabahtan akşama doğru artan karakterde, yanma-yorgunluk-ağrı hissi; ayaklarda veya parmaklarda kramplar; akşamları uykuya dalınmadan önce geçen sürede, ayakları yorgandan dışarı uzatıp serinletme veya altına yastık koyma arzusu, yaşam konforunu bozar.

Varis oluşumu sırasında düz yapısını kaybedip kıvrıntılı hale gelen venler içinde kanın akışkanlığı yavaşlar, venin içinde akım durabilir ve pıhtı oluşur, yaşamı tehdit eden bir boyuta ulaşabilir. Basınçlı çoraplar, varis oluşumunu geciktirmek için; varis tedavisinin bir parçası olarak ortalama 2 hafta süreyle; varisleri tedavi edilemeyecek kadar ilerlemiş/tedavi olmayı reddeden hastalarda uzun süreli, ağrı ve şişlik yakınmalarını baskılayabilmek için aralıklı olarak kullanılırlar.

Uzun seyahatlerde hareketsiz kalmak nasıl bir tehlike doğuruyor? Seyahatlerde bu çorapları en çok kime öneriyorsunuz? Herkes kullanabilir mi?

Uzun süre oturmak, bacak venlerimizde kanın göllenmesine yol açabilir. Göllenen bu kanın pıhtılaşma olasılığı yüksektir. Buna derin venöz tromboz veya toplumda bilinen adıyla ‘ekonomi sınıfı hastalığı’ denir. Zira koltukların arasındaki boşluk ne kadar dar ise, bacaklarımızı rahatça oynatma, uzatma şansımız da o derece azalır. Aynı mantık otomobil yolculukları için de geçerlidir.

Pıhtının, tıkadığı bacak veninden koparak kalbe ve akciğerlere ulaşması ise ölümcül tabloları doğurabilir. Bacaklarında varisleri olan, kendilerinde ve/veya ailelerinde varis veya derin venöz tromboz hikayesi bulunan kişiler başta olmak üzere herkesin, özellikle uzun yolculuklarda, basınçlı çoraplar giymelerini öneriyoruz.

Nasıl kullanılması gerekiyor

Çoraplar, kademeli basınç özellikleri ile, bacaklara adeta bir masaj etkisi yapmakta, kanın dönüşüne yardımcı olmaktadırlar. Basınçlı çorapların yapımında elastik özellik taşıyan malzemeler kullanılmaktadır. Bazı çoraplar mikrop barındırmama özelliği taşıyan gümüş tekstil ipliklerinden üretilmektedir.

Çorapların, gün içinde mümkün olabilen her an giyilmesi idealdir. Bacaklarda ödem oluşmadan çorapların giyilmesi ise çok önemlidir. Bu nedenle, tedavi edilemeyecek kadar ileri dönem venöz reflüsü olan hastalarda yataktan kalkmadan çorap giyilmesi önem taşırken, varisleri tedavi olmuş veya önlem amaçlı olarak çorap giyecek olarak kişilerin, giymeden bacaklarını kısa bir süre yüksekte tutmaları yeterli olmaktadır.

Varis Çorabı Alırken Neye Dikkat Etmeli

Gerek bacaklarında bir ven veya lenf damar hastalığı bulunanlar, gerekse bu hastalıkların önceden önlemini almak isteyen kişiler, kendilerine ne tip bir çorap gerektiğini anlamak için mutlaka bir kalp damar cerrahisi uzmanından görüş almalıdırlar.

Zira bacaklarda önemsenmeyen veya dikkati çekmeyen ama ileride daha önemli tablolara yol açabilecek, tedaviyi gerektiren bir sorun olabileceği unutulmamalıdır. Gerekli çorabın tipi belirlendikten sonra mutlaka bacağın farklı noktalardan çap ölçümleri yapılarak satın alınacak ‘beden’ belirlenmelidir.

Herhangi bir yerden ve rafta o sırada bulunan herhangi bir çorabın satın alınması yanlış sonuçlar doğuracaktır. Özellikle belirtilmediği durumlarda, çok sert, çok kalın, kötü lastikli, Avrupa ve/veya Amerika standartları uyum belgelerine sahip olmayan çoraplardan uzak durulmalıdır.

Uzun Süreli Kullanım İçin Neye Dikkat Etmeli

Her çorapta olduğu gibi, kademeli basınçlı çorapların da bir ömrü vardır. Bu kullanım ömrü, giyip çıkartma ve yıkayıp kurutma yöntemlerine göre uzar veya kısalır.

Giyim sürecinde bacak çaplarındaki değişiklikler, beden değişimini de gerektirebilir. Bu nedenle uzun süreli çorap kullanan hastalar, ortalama 6 ayda bir kendilerine çorap öneren kalp damar cerrahından görüş almalıdırlar.

Eski varis çorapları konusunda bildiklerinizi/duyduklarınızı unutmak; Bacaktaki sorunun bir dolaşım sorunu olduğu unutmadan konunun uzmanından görüş almak; Herhangi bir yerden değil doğru yerden çorap almak; Yeni basınçlı çorapların diğer normal çoraplar kadar rahat olduklarını bilerek sürekli giymek için özen göstermek.

Varis çorabı yazımız burada bitiyor. Umarız işinize yaramıştır.

Varis Nedenleri

Varis neden olur?

Varis Nedenleri

Varis Nedenleri

sağlıkiçin.org olarak sizler için varis nedenleri hakkında yazı hazırladık.

Varis Nedir

Bacaklarımızdaki toplardamarların uzamış, genişlemiş, kıvrılmanmış, kapakçıkları yetersiz hale gelmesine varis denir. Varis vücudumuzdaki tüm yüzeyel toplardamarlarda olabilir, ancak varis deyimi sadece bacak toplardamarları için kullanılmaktadır.

Bacak toplardamarları yüzeyel ve derin toplardamar sistemleri ve bu iki sistemi bağlayan birleştirici (kominikan) toplardamarlardan oluşur. Toplardamarlar kanın kalbe geri dönüşünü sağlayan bir sistemdir. Temiz kan kalbimizin pompa etkisi ile atardamarlar aracılığı ile vücuda kolayca yayılır, ancak kirli kanın toplanması daha pasif bir sistemle olur ve bu sistem en çok bacaklarımızda zorlanır.

Bu sistemin en önemli elemanı bacak kaslarının kasılmasıdır. Ayrıca toplardamarların içindeki kapakçık sistemi ve atardamar basıncının kılcal damarlara yansımasıda kanın geri dönüşünü kolaylaştırır. Bu nedenle hareket, toplardamarların boşaltılmasında en önemli faktördür.

Varis Neden Olur

 

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, varis oluşumunda şu nedenlerin rol oynadığı belirtilmektedir.

Yaş: Yaş ilerledikçe özellikle 40 yaşın üzerinde, toplardamarların ve kapakçıklarının zayıflamasına bağlı olarak daha sık varis görülür.

Cins: Kadınlarda, kadının alt karın içi organlarının ve toplardamarlarının yapısı ve adet sırasında kanın geri dönüşündeki artış gibi nedenlerle daha sık görülmektedir.

Kalıtım: Varisli anne yada babanın çocuğunda varis görülmesi olasılığı yüksektir. Bu toplardamarın doğumsal olarak zayıf geliştiğini düşündürmektedir.

Gebelik: Gebeliğin özellikle ilk aylarında ortaya çıkmaktadır. Bunun kesin nedeni izah edilememekle birlikte, oluşan hormonal değişiklikler ve ana rahminin büyümesi ile kanın toplardamarlardan aşırı geri dönüşü ve o bölgede göllenmesi, sonucu olabileceği söylenmektedir.

Şişmanlık: Şişman insanlarda karın içi basıncın fazla oluşu ve bunun toplardamarlar üzerine yaptığı baskı nedeniyle eğer kişisel bir yatkınlıkda varsa varis görülme olasılığı sıktır.

Meslek: Uzun süre ayakta kalmak zorunda kalan kişilerde varis daha çok görülmektedir.

Ayrıca enfeksiyon, travma, çorap lastiği, jartiyer gibi çeşitli nedenlerin varise yatkınlığı olan kişilerde varis gelişmesini kolaylaştırdığı söylenmektedir.

Buraya kadar anlatılanlar asıl konumuz olan Primer (birincil) yani sadece yüzeyel toplardamarların kendini ilgilendiren varisleri özetlemektedir. Sekonder (ikincil) varisler derin toplardamarların pıhtı ile tıkanması ve kapakçık sistemlerinin bozulması ile ortaya çıkar ki tedavisi daha farklıdır.

Varise nedenleri yazımız burada bitiyor. Umarız işinize yaramıştır.

varis tedavisi

Varis nasıl teşhis edilir

varis tedavisiVaris Tedavisi

sağlıkiçin.org olarak sizler için varis nasıl teşhis edilir hakkında yazı hazırladık.

Varis Nedir

Bacaklarımızdaki toplardamarların uzamış, genişlemiş, kıvrılmanmış, kapakçıkları yetersiz hale gelmesine varis denir. Varis vücudumuzdaki tüm yüzeyel toplardamarlarda olabilir, ancak varis deyimi sadece bacak toplardamarları için kullanılmaktadır.

Bacak toplardamarları yüzeyel ve derin toplardamar sistemleri ve bu iki sistemi bağlayan birleştirici (kominikan) toplardamarlardan oluşur. Toplardamarlar kanın kalbe geri dönüşünü sağlayan bir sistemdir. Temiz kan kalbimizin pompa etkisi ile atardamarlar aracılığı ile vücuda kolayca yayılır, ancak kirli kanın toplanması daha pasif bir sistemle olur ve bu sistem en çok bacaklarımızda zorlanır.

Bu sistemin en önemli elemanı bacak kaslarının kasılmasıdır. Ayrıca toplardamarların içindeki kapakçık sistemi ve atardamar basıncının kılcal damarlara yansımasıda kanın geri dönüşünü kolaylaştırır. Bu nedenle hareket, toplardamarların boşaltılmasında en önemli faktördür.

Variste Tedavi Yöntemleri

Cilt altında çeşitli büyüklüklerde kıvrılmış, uzamış solucan tarzı toplardamarların görünümü; bu özel görünümü nedeniyle varisleri tanımak kolaydır. Bazende örümcek ağı tarzında çok küçük damar genişlemeleri şeklinde ortaya çıkabilir.
Bacaklarda ağırlık hissi; ileri derecede genişlemiş varislerde kanın bacaklarda aşırı birikmesi sonucu olur.
Bacakta bölgesel ağrılar; küçük toplardamarların gerilmesine bağlı olabilir, başka türdeki ağrılarda altta yatan başka nedenler mutlaka araştırılmalıdır( atardamar problemleri, romatizma, bel fıtığı v.s.).

Gece krampları; toplardamarlardaki kirli kanın birikmesine bağlı, bazı maddelerin salınımı ve kas dokusunda yeterli temiz kanlanamama nedeniyle olduğu belirtilmektedir.
Bacaklarda ödem; genelde hafif bir ödem ve şişlik olur. Gün boyu ayakta kalanlarda akşama doğru ortaya çıkar, bacaklar yukarı kaldırılınca kaybolur.

Bacaklarda yanma hissi, kaşıntı; alerji gibi bacaklarda kırmızı döküntüler, lekeler, kaşıntılı lezyonlar olabilir.
Varis kanaması; ileri derecede genişlemiş varisler hemen cilt altında olduğundan ve çok zayıf cidarlı olduklarından basit hareketlerde hatta uykuda kanama yapabilir. Farkına varılmazsa ciddi kanamalar olabilir.

İyileşmeyen yaralar; bir travma, darbe sonrası yada ileri toplardamar yetersizliğinde kendiliğinden açılan yaraların, varisli bacaklarda iyileşmesi çok zor olabilir ve özel bir tedavi gerektirir.

Psikolojik bozukluklar; varisin çirkin görünümü, devamlı varis çorabı giymek kişide psikolojik bozukluklara yol açabilir.

HİRUDOTERAPİ, Tıbbi sülüklerle yapılan tedavidir. Günümüzde çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Doğal bir tedavi yöntemi olup hiç bir yan etkisi yoktur.

SKLEROTERAPİ, Varislerin az ve küçük çaplı olduğu durumlarda uygulanabilecek bir tedavi yöntemidir. Toplardamarların içine şırınga ile büzücü bir maddenin verilmesi esasına dayanır.

İLAÇ TEDAVİSİ, Varise bağlı bacaklarda şişlik, ağrı, gece krampları olan hastalarda, toplardamar duvarını güçlendiren ilaçlar belli dönemlerde faydalı olabilmektedir.

CERRAHİ TEDAVİ, Bölgede açılan kesiler ile, özel mikroskopik gözlükler yardımıyla varisli damarları çıkarıp alınmasıdır.