Kategori arşivi: Cilt Bakımı

cilt bakımı cildin temizlenmesi en iyi cilt bakım kremleri hakkında bilgiler.

Çay Ağacı Yağı Faydaları ve Kullanımı

Çay Ağacı

Çay ağacı Melaleuca olarak bilinen hint defnesi ismiyle anılan Avustralya kökenli bir ağaçtır. Daha çok yapraklarından demlenen çayla ünlenmiş bir ağaçtır. Ancak bu ağacı bildiğimiz çayla karıştırmamak lazım. Zamanın gemicileri yapraklarından çay demledikleri için bu ismi vermişlerdir. çay ağacını bu kadar değerli kılan ise yapraklarından elde edilen uçucu çay ağacı yağıdır.

Çay Ağacı Yağı Nedir

Avusturalya kıtasında özgü olan bu yağı diğer yağlardan ayıran en temel özellik uçucu yağ yapısıdır. Genelde bitki tohum yağları, oleik, linoleik gibi yağ asitlerini içerirlerken uçucu yağlar bu asitleri içermezler. Zaten sivilce, mantar, seboreik dermatit gibi durumlarda çay ağacı yağının iyi gelmesini sağlayan durumda tam olarak içerdiği bu uçucu bileşiklerdir.

Çay Ağacı Yağı İçeriği

Çay ağacı yağının içeriğinde bulunan maddeler yaklaşık olarak şu şekildedir;
terpinen-4-ol  % 30-45
γ-terpinen      %10-30
α-terpinen      %5-10
1,8-Cineole    %0-15
α-terpinolene  %1.5-5
α-terpinol        %1,5-8
α-pinen            %1-6
p-simen           %0,5-8

Çay Ağacı Yağının Faydaları

Çay ağacı bir çok kişi tarafından, sivilceler, seboreik dermatit, cilt lekeleri, uçuk (herpes simpleks), hpv ( genital mantarlar), ayak mantarı, vb alanlarda kullanılmaktadır. Ancak unutmayınız ki çay ağacı bir ilaç değildir. Bir çok kaynaktan okuduğunuz bilgileri çoğunun yönlendirme amaçlı olduğunu internette yaratılan bilgi kirliliği ve pazarlama hileleri olduğunu unutmayın. Çay ağacı yukarıda sayılı durumlarda etki etmektedir, ancak asla mucizeler yaratamaz.
Çay ağacı kremi, çay ağacı şampuanı, çay ağacı diş macunu gibi ürünlerin içerisinde çay ağacı yağı oranının %1-2 civarında olduğunu unutmayınız. Çay ağacının faydalarından yararlanmak için saf çay ağacı yağından daha yüksek oranlı kullanmalısınız. Ama unutmayın çay ağacı yağını saf olarak kullanmayınız.
Ancak yazımıza girerken sizleri uyarmak isteriz ki, çay ağacı yağı asla ilaç değildir ve ilaçlara alternatif olarak kullanılamaz. Çeşitli kaynaklardan okuduğunuz çay ağacı yağı faydaları ile ilgili yazılar ve bu yağı veya çay ağacı yağlı ürünleri satanların yaptıkları abartılı yönlendirmelere inanmayın. Cilt rahatsızlıkları için muhakkak uzman bir dermatoloğa muayene olmanızda fayda var.

Çay Ağacı Yağının Sivilcelere Faydaları

Çay ağacı yağı sivilce konusunda oldukça olumlu etkileri olan bir yağdır. Sivilceler için çay ağacı yağı kullanan bir çok insan çay ağacı yağının sivilceler üzerindeki olumlu etkilerini paylaşmaktadır. Sivilce (akne) ve siyah noktalara neden olan “p. acnes” bakterisi üzerinde benzoyl peroxide gibi etkileri olduğu iddia edilmektedir. Sivilceli ciltlerin bakımında çay ağacı yağından faydalanılabilir.

Çay Ağacı Yağının Uçuğa Faydaları

Uçuk yani “herpes simpleks” sinir hücrelerine yerleşen bir virüstür. İnsan bağışıklık sistemi zayıfladığında kendisini göstererek etkin hale gelir. Uçuk bulaşıcı bir virüstür, bu yüzden uçuk olan kişilerle öpüşmekten kaçınmalısınız. Eğer dudağınızda uçuk çıktıysa muhakkak doktor muayenesi olmalısınız. Çay ağacı yağı uçuğa karşı etkili bir yağdır, virüsün yayılmasını engelleyici özellikleri bilinmektedir, uçuk olan bölgeye çay ağacı yağını özellikle shea butter (shea yağı) ile seyrelterek uygulayabilirsiniz.

Çay Ağacı Yağının HPV Faydaları

HPV yani “human papilloma virus” özellikle ürogenital bölgelerde görülen deri ve mukozaya tutunan bir virüstür. HPV’nin çeşitli genital kanserlere yol açtığı bilinmektedir. Ürogenital bölgelerinizde anormal ve siğil görünümlü kabarcıklar oluşursa direkt uzman bir doktora muayene olun. Doktorunuzun verdiği ilaç ve tedavi yöntemlerini kullanın. Çay ağacı yağı HPV konusunda etkileri olduğu bildirilen bir yağdır, yabancı forum sitelerinde oldukça fazla konuşulmakta, bir çok insan tarafından kullanılmaktadır.

Çay Ağacı Yağı Seboreik Dermatit Faydaları

Seboreik dermatit yani saçtaki yağlı ve kepekli kaşıntılı durumun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte “malassezia furfur” mantarının bu hastalığı tetiklediği düşünülmektedir. Saç derinizde yağlı kepekli kaşıntı varsa doktor kontrolünden geçmelisiniz. Çay ağacı yağının seboreik dermatitte iyi sonuçlar verdiği kulanıcılar tarafından dile getirilmektedir. Çay ağacı yağı ve seboreik dermatit konusunda kesin bilimsel veriler olmamakla birlikte olumlu klinik çalışmalar vardır.

Çay Ağacı Yağının Ayak Bakımındaki Faydaları

Çay ağacı yağından başta ayak mantarı ve kokusu olmak üzere çeşitli ayak bakımlarında faydalanılmaktadır. Çay ağacı yağı ayak mantarı için oldukça yaygın kullanılan bir yağdır. Ayrıca çay ağacı yağı ayak kokusu konusunda olumlu sonuçları ile bilinmektedir.

Saf Çay ağacı yağı

Bir çok insan çay ağacı yağına dair okudukları bilgiler ışığında çay ağacı kullanmaya çalışmaktalar, ancak özellikle ülkemizde saf çay ağacı yağını bulmanız oldukça zordur, İnsanlar birkisel ve aromaterapik yağ uzmanı olmadıklarına göre, ki çay ağacı yağında bir çok uzman bile yağın orjinalliğini anlayamaz. Çay ağacı yağı şeffaf uçucu bir yağdır, bu en önemli ayıracıdır. Orjinal çay ağacı yağı için güvendiğiniz kaynaklardan alışveriş yapmalısınız.

Çay Ağacı Yağı Kullanımı

Çay ağacı yağını saf kullanmamalısınız, genellikle yarı yarıya taşıyıcı yağlarla seyrelterek kullanabilirsiniz. Çay ağacı yağının verimini yükseltmek için sivilceli cilde uygulayacaksanız, 1/5 çay ağacı yağı, 1/5 tarçın yağı ve 3/5 jojoba yağı kullanabilirsiniz. yani 10 ml çay ağacı yağı, 10 ml tarçın yağı, 30 ml jojoba yağı kullanabilirsiniz.
Çay ağacı yağını asla içmeyiniz, çay ağacı yağı ile gargara vb yapacaksanız gargara suyuna 1-2 damla ilave ediniz ve asla yutmayınız.
Çay ağacı yağı genellikle seyreltilerek kullanılan bir yağdır. Oldukça kuvvetli olan bu yağın safını ülkemizde özelllikle aktar vb yerlerde bulmak neredeyse imkansızdır. Çay ağacı yağını seyrelterek kullanmanızda fayda vardır çünkü oldukça kuvvetli olan bu yağ cildinizde tahriş yapabilir. Aşağıda çeşitli alanlarda çay ağacı yağının kullanımına dair bilgiler aktaracağız. Ancak bu bilgiler kesin tedavi manası içermez. Kullanıcı görüşleri ve genel kanılarla derlenen bilgilerdir. Cilt rahatsızlıkları için muhakkak dermatolog hekime görününüz.

Çay Ağacı Yağı Sivilceler İçin Kullanımı

Eğer sivilceler için çay ağacı yağı kullanacaksanız yağı sabah akşam sivilceli cilde uygulayınız. Çay ağacının yapısında bulunan bileşikler sivilceler üzerinde etkili olacaktır. Çay ağacı yağı ile yapabileceğiniz bir sivilce bakım yağı tarifini veriyoruz.
Malzemeler
30 ml jojoba yağı
10 ml çay ağacı yağı
10 ml limon yağı
10 ml lavanta yağı
Yağları bir kapta karıştırın ve sivilceli bölgelere sabah akşam uygulayın. 3 gün içerisinde etkisini gösterecektir.

Çay Ağacı Yağı Uçuk İçin Kullanımı

Çay ağacı yağını uçuk yani herpes simpleks için kullanabilirsiniz. Uçuk olan bölgelere sabah akşam sürerek kullanabilirsiniz. Çay ağacı yağıyla yapacağınız bir uçuk yağı tarifi veriyoruz.
Malzemeler
30 ml hindistan cevizi yağı
10 ml çay ağacı yağı
10 ml tarçın yaprak yağı
10 ml e vitamini
Hindistan cevizi yağı yazın sıvı kışın katı bir formdadır. eğer yağınız katıysa bir kapta benmari usulü eritin sonra içerisine diğer yağları ilave edin ve kapaklı boş bir kaba koyduğunuz karışımı donması için buzdolabında bekletin. uçuk olan bölgelere sürdüğünüz bu yağ karışımı kullandıktan sonra kabın ağzını açık bırakmamaya özen gösterin.

Genital Siğiller ve HPV için Çay Ağacı Yağı Kullanımı

Genital siiller ve hpv gibi ürogenital bölgelerde bulunan siğil vb. için gerek koruyucu gerekse tedaviye yardımcı olarak çay ağacı yağını kullanabilirsiniz.
Malzemeler:
50 ml hindistan cevizi yağı
10 ml çay ağacı yağı
10 ml tarçın yaprak yağı
10 ml limon yağı
Bu yağlardan hazırlayacağınız merhemi, genital bölge siğilleri ve hpv için kullanabilirsiniz. Çok eşli ve yoğun bir cinsel hayatınız veya partneriniz varsa bu yağlardan yapacağınız karışımı ilişki öncesi genital bölgelere sürerek virüsün bulaşmasına karşı koruyucu bir önlem alabilirsiniz.

Çay Ağacı Yağının Sedefte Kullanımı 

Çay ağacı yağını sedef gibi bir cilt veya saç sorunuz varsa kullanabilirsiniz. Sedef için yapacağınız merhem sizi rahatlatacak ve yaşam kalitenizi yükseltecektir.
Malzemeler
50 gr shea butter
50 ml hindistan cevizi yağı
30 ml jooba yağı
10 ml limon yağı
10 ml çay ağacı yağı
10 ml e vitamini
Shea yağı ve hindistan cevzi yağını benmari usulü eritin, yağlar soğumaya başladığında diğer yağ ve vitaminleri ilave edin. hazırladığınız merhemi dolapta soğumaya bırakın. Sedefli bölgelere sabah akşam uygulayın.

Seboreik Dermatit Çay Ağacı Yağı Kullanımı

Seboreik dermatit gibi yağlı kepekli saç derisi sorununuz varsa çay ağacı yağıyla yapacağınız merhemler sorunlarınızı oldukça azaltacaktır.
Malzemeler
100 ml hindistan cevizi yağı
30 ml jojoba yağı
10 ml çay ağacı yağı
10 ml tarçın yaprak yağı
10 ml limon yağı
10 ml lavanta yağı
Hazırlayacağınız yağ karışımını ağzı kapalı bir kapta muhafaza edip duştan hemen önce seboreik dermatitli bölgeye sürüp 15 dakika kadar bekleyiniz. Seboreik dermatite çay ağacı yağı kullanımı yaygıdır.

Vücut Kokuları İçin Çay Ağacı Yağı Kullanımı

Vücut kokuları ve ayak kokuları genellikle terleme sonucu ortaya çıkan bakterilerin ürettiği kokudur. Dolayısıyla bakteri oluşumunu azaltan maddeler kullanmanız durumunda kötü koku oluşumu engellersiniz.
Malzemeler:
50 ml hindistan cevizi yağı
20 gr pudra kvamına getirilmiş şap
10 ml çay ağacı yağı
10 ml lavanta yağı
Hindistan cevizi yağını benmari eritin soğumaya bırakın sonrasında yağ iyice soğuyup pelteleşmeye başlar, eğer yaz aylarındaysanız dolapta 5 dakika bekletin sonra karışıma şap ve diğer malzemeleri lave edip ağzı kapalı bir kapta buz dolabında bekletiniz. Vücut kokusu olan yerlerde kullanabileceğiniz koku önleyici kreminiz hazır.
cilt bakımı

Siz Sonbahara Hazırsınız Peki Ya Cildiniz…

cilt bakımıCildiniz Hazır mı

Koca bir yazı geride bıraktık. Arada bir yazdan kalma günlerle içimiz ısınsa da sonbahar güzel ama hüzünlü yüzünü göstermeye başladı. Peki, bütün yaz boyu güneşin tüm nimetlerinden yararlanan cildimiz kışa nasıl hazırlanmalı? Bu sorunun yanıtını Hisar Int
Okumaya devam et

yaşlanmayı geciktirme

Yaşlanmayı Geciktirme Tüyoları

yaşlanmayı geciktirmeYaşlanmayı Geciktirme Tüyoları

Uykusuzluk, stres, şeker ve fazla egzersizin hızlı bir şekilde yaşlanmaya neden olduğunu ifade eden uzmanlar, yaşlanmayı geciktirip daha genç görünümlü bir cilde sahip olmak isteyenlere yaşlanmayı geciktirme tüyoları veriyor.

Kafayı takmayın

Stres aynı zamanda bir savaş hormonu olarak bilinen adrenalini körüklüyor. Bu durum, kanın ciltten kaslara doğru yönlendirilmesine neden oluyor. Solgun görünüm işte bu yüzden ortaya çıkıyor.

Kronik stresse, yüz kaslarını hareketlendiriyor, mimik kaslarının yoğunlaşmasına neden oluyor, bağışıklık sistemini zayıflatıyor, cildi olumsuz hava koşulları ve kirlilik gibi dış etkenlere karşı sistemi zayıflatıyor.

Yapın: Ruh durumunu dengelemeye çalışın ve vücudunuzu dinleyin.

Yorucu egzersizlerden uzak durun

Egzersiz, oksijen alımını artırıyor. Oksijen, bildiğiniz gibi cildin en önemli besin kaynaklarından birini oluşturuyor. Ayrıca toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor ve cilde parlaklık veriyor.

Yine de vücuda fiziksel olarak aşırı yüklenme, hormonal dengesizliklere neden oluyor ve cildin kurumasına yol açıyor. Aşırı kilo kaybı ve fazla yağ da ince kırışıklıkların ve yaşlılığın ilk adımlarının önemli sebeplerinden.

Yapın: Haftada üç gün yapılan dengeli kardiyo egzersiz, yoga ve pilatesin yanı sıra, cildinizi yeterli su ve kremlerle nemlendirmeyi ihmal etmeyin.

Şekerden sakının

Fazla şekerli yemek vücutta glikasyon bileşikleri oluşturur; bu da kolajenlerin zarar görerek antioksidanların nötralize olması ve cildin yaşlanma sürecine daha hızlı girmesi anlamına geliyor.

Beslenmede kendinize basit alışkanlıklar geliştirin; beyaz ekmek yemeyi kesin, pirinçten uzaklaşın. Bunların yerine taze meyve ve sebze ve tahıl ağırlıklı beslenin.

Yapın: Cildinizi anti-aging formülü içeren ürünlerle koruyun.

Daha fazla uyuyun

Derin uyku sırasında vücudumuz kolajen ve elastin üretimini stimüle eden hormon üretmeye devam ediyor. Az uykuysa, göz çevresinde koyu halkalar, şişlikler, mat ve rengini yitirmiş bir cilt ve uzun vadede giderek derinleşen kırışıklık demek…

Yapın: Her gece 7-9 saat uyku uyumaya özen gösterin. Yorgun göz çevrenize özel ürünlerle destekleyici bakımlar uygulayın.

organik sabunlar

Sağlık Veren Organik Sabunlar

organik sabunlarOrganik Sabunlar

Kimyasal katkı içermeyen, iki bin derecede kaynatıldıktan sonra tahta kalıplarda iple şekil verilerek hazırlanan organik sabunların birçok rahatsızlığa da iyi geldiği belirtiliyor.

Konya’da organik sabunların satışını yapan firmanın sahibi Ayşe Aktepe, çeşitli bitki özlerinden, yoğun bir emekle üretilen organik sabunların, hiçbir kimyasal madde içermediğini söyledi.

Tahta kalıplarda iple şekil verilen sabunların birçoğunun içinde, doğallığın bir göstergesi olarak, üretildiği bitkiden kalıntıların bulunduğunu ifade eden Aktepe, 50′ye yakın çeşidi olan bu ürünlerden sarımsak sabununa ilginin beklenilenin üzerinde olduğunu vurguladı.

Sarımsağın keskin kokusunun kullanım sırasında etkili olduğunu ancak kısa süre içinde kokunun etkisini kaybettiğini anlatan Aktepe, sarımsak sabununun saç diplerine masaj yapılarak kullanıldığını belirtti.

Osmanlı’dan günümüze şifalı sabunlar

Sabunların TSE belgeli ve Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı olduğuna dikkati çeken Aktepe, sabun kültürümüzün yüzyıllar öncesine dayandığını anımsatarak, “Geçmiş dönemde üretilen organik sabunlar, Osmanlı sarayında padişahlara hediye olarak sunulurdu. Özellikle sultanların kızları ve cariyeleri tarafından çeyizlerine ve odalarına konulurdu” dedi.

Aktepe, organik sabunların tanesinin 5 liradan satıldığını sözlerine ekledi.

Organik sabunlar

Yüzde 100 organik olarak üretilen sabunların faydaları şöyle sıralanıyor:

Bıttım sabunu

Egzama, mantar, ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yaralara karşı çok etkili olduğu belirtilen bittim sabunu, saç dökülmelerinde ve saçların yanlanmasını önlemesinde etkin olarak kullanılır.

Süt-bal inci tozlu sabun

Göz altı morluklarında en etkili olduğu belirtilen bu sabunun, cilde canlılık verdiği, beslediği, yumuşattığı ve nemlendirdiği, bütün cilt tipleri için uygun bir besleyici özelliğe sahip olduğu ifade ediliyor.

Tarçın sabunu

Yüz çillerinin giderilmesinde etkili olduğu kaydedilen bu sabunun yara, sivilce ve çatlaklar için en etkili sabun olduğu vurgulanıyor.

Papatya sabunu

Göz kapağı iltihaplarına iyi gelen bu sabun, göz altı tabalarında etkili olduğu, selülit tedavisinde kullanıldığı, egzama kaşıntı ve mantara iyi geldiği, ayrıca saçlara dolgunluk ve parlaklık veriyor.

Limon sabunu

Ciltteki gözenekleri açarak cildin nefes almasını sağlayan bu sabun ise sivilce, siyah nokta ve çillere iyi geliyor. El ve ayak nasırlarında etkisini gösteren sabun, doğal bir antiseptik. Cildin nem dengesini sağlayan sabun, köpüğü ile yapılan masaj baş ve vücut ağlarında etkili.

Menengiç sabunu

Sedef, kaşıntı, selülit ve topuk çatlaklarına iyi gelen bu sabun ise saçları ve cildi besliyor, düzenli kullanıldığında cilt çatlaklarını gideriyor ve nasırları yok ediyor.

Meyan kökü sabunu

Sedef, behçet, lüpus türleri, pernisiöz anemi, hashimoto gibi rahatsızlıklarda diğer tıbbi ve bitkisel tedavilerle birlikte uygulanan sabunun, kanser ve lösemi tedavilerinde hastanelerde bitkisel destek olarak kullanıldığı vurgulanıyor.

Gül yapraklı sabun

Cildin nem dengesini korur. Alerjik ve hassas ciltler için rahatlıkla kullanılabilen bu sabun, egzama, sedef ve kaşıntıya iyi gelir.

Kayısı sabunu

İçeriğinde bulunan bol E vitamini sayesinde nem kaybını önleyerek cildin direncini artırır. Tüm ciltler için uygun olan bu sabun da düzenli kullanıldığında sivilce, siyah nokta ve lekelerin giderilmesinde etkili.

Buğday sabunu

Hücre yenilenmesinde etkin olduğu ifade edilen buğday sabununun, içerisindeki A, D ve B vitaminleri ile pürüzsüz bir cilt görünümü sağlıyor, yara, yanık ve ciltteki güneş ve doğum lekelerini giderdiği belirtiliyor.

erken yaşlanma

Erken Yaşlanmayı Önleme İpuçları

erken yaşlanmaErken Yaşlanmaya Önlem

Stres ve strese bağlı durumlar bir yandan kalp, damar, mide-bağırsak, beyin gibi organları etkilerken, bu sorundan organların en büyüğü olarak görülen derimiz de hasar görüyor.

Hayat koşullarının zorluğu, stresin, sıkıntı, gerginlik, anksiyete ve depresyon hallerinin gittikçe daha sık görülmesine neden oluyor.

Stres cildi de bozuyor

Uzm. Dr. Zerrin Baysal, sayısı yaklaşık 2 bini bulan deri hastalıklarının yüzde 60’ının stres kaynaklı ya da stresle şiddetlenen hastalıklar olduğunu söylüyor.

Cilde neler yapıyor?

Stres ilk olarak “adrenalin” hormonunu yükseltiyor. Ardından “kortizol” yani stres hormonu artıyor. Bu süreç, deride “oksidasyon” denilen hücre ölümünü başlatan, hücre yenilenmesini yavaşlatan ve derinin beslenmesini güçleştiren bir döngüye neden oluyor.

Strese bağlı ortaya çıkan deri hastalıkları ayrı tutulsa bile derinin normal çalışmasını ve deri yaşlanmasını artıran en önemli etkenin stres olduğu belirtiliyor. Peki, stres cildimizi nasıl vuruyor?

Saçları da vurur

Yaşanan “akut stres”in arkasından 2-4 ay sonra ani bir saç dökülmesi başlıyor. Ruhsal durumdaki değişiklik geçici ise dökülme birkaç ay sonra duruyor. Stresin sürekliliği durumunda dökülme aylarca devam ederek önemli miktarda saç kaybına neden oluyor. Bunun sonucunda daha seyrek, cansız, uzaması yavaşlamış ve kalitesi bozulmuş saçlar gelişiyor. Ayrıca erken beyazlaşma meydana gelmesi ve beyazlaşmanın hızının artması da yine yaşanan strese bağlanıyor.

Yüzde lekeler olur

“Melazma” denilen tablo, derideki renk hücreleri olan “melanosit”lerin fazla çalışmasıyla ilgili bulunan ve koyulaşma ile giden bir hastalık olarak tanımlanıyor.

Akne oluşumu başlar

Akne oluşumu ergenlik döneminde hormonal aktivitenin fazla olmasıyla ortaya çıkan bir tablo olmasına karşın, özellikle ileri yaşlarda stresle ilişkisinin çok fazla olduğu görülüyor. Sıklıkla yüzde gelişiyor ve derinin bakımsız ya da daha yaşlı görünmesine neden oluyor.

Akut ruhsal dalgalanmalar sürekli yeni lezyonların gelişmesine yol açıyor. Kaşınma isteğinin çok fazla olduğu bu tabloda kaşınılan yerlerde koyu renkli izler ve çukurcuklar gelişiyor.

Kırışıklıklar artar

Sinirlilik hali kaşlar arasındaki oluklaşmanın ve erken yaşlanmanın en büyük nedeni olarak görülüyor. Sinirli, agresif ya da mutsuz yüz hali kendini en çok kaşların çatılması ile gösteriyor. Stres hormonu deri ve deri altı dokusundaki kollajenin azalmasına neden oluyor.

Yaşla birlikte giderek yok olan bu yapı taşlarının azalma hızı, stresle daha hızlı hale geliyor. Bunun sonucunda erken yaşta başlayan ince kırışıklıklar gelişiyor ve bunlar yerini zamanla kalın çizgilere bırakıyor.

Mutluluk hormonunu devreye sokun

Uzm. Dr. Zerrin Baysal, “Ruh sağlığımızın iyiliği tüm organlarımızın düzgün çalışmasını sağlamakla kalmıyor, derimiz için de zorunlu görülüyor” diyor. Mutluluk hormonu salgılamak, kişiyi daha canlı, direnci yüksek, kansere ve yaşlanmaya eğilimi azalmış hücrelere sahip hale getiriyor.

Yaşamlarını sıkıntı ve stresle geçiren insanların deri yaşı, yaşamlarını sakin ve mutlu geçirenlere göre daha yaşlı, mat, kuru ve lekeli olmasıyla dikkat çekiyor. Buna strese bağlı sigara içimi de eklenince deri daha da hızlı yaşlanıyor ve kişi olduğundan 10-15 yıl daha yaşlı görünebiliyor.

cilt yağları

Cildiniz İçin Faydalı Yağlar

cilt yağlarıCildiniz İçin Yağlar

Yağın cildiniz için en az meyve ve sebzeler kadar besin değeri taşıdığını görünce çok şaşıracaksınız. Aslında, kendinizi yağdan uzak tutmanız sizi saç dökülmesi, hormon dengesizlikleri ve pek çok cilt problemiyle karşı karşıya getirecektir. Eğer her gün 20 gramdan daha az yağ tüketiyorsanız (aşağı yukarı 2 yemek kaşığı), cildiniz kendini yenilemekte zorlanacak, erken yaşlanmayı önleyecek olan A vitamininden gerektiği kadar alamayacaktır.

Yağ olmadan karotenoid ve likopen gibi yararlı fitonutrient’leri de alamamış olacaksınız. Journal of the American College of Nutrition’da yayınlanan bir araştırmaya göre, yağsız salata yedirilen bir grup katılımcıda karotenoid emiliminin gerçekleştirilmediği görülmüştür! Aslında yağsız salata yedikten sonra, katılımcılara kan testi uygulandı ve çıkan değerlere göre, bütün deneklerde yok denecek oranda alfakaroten, betakaroten ve likopen değerleri görüldü. Karotenoid emiliminin fazla oluşu da yağlı salata yedikten sonra gerçekleşti! Onun için yağ yememeyi unutun.
Önemli olan, doğru yağları yemek ve dengeyi bulmaktır. Yumuşak, esnek ve sağlıklı bir cilt için her gün yeterli miktarda yağ almanız gerekmektedir. Ancak göreceğiniz üzere her yağ aynı değildir.

Aşağıdaki yağlar cildiniz için iyidir:

• Zeytinyağı – işlenmemiş, soğuk presli
• Ketentohumu yağı – organik, soğuk presli
• Ceviz yağı – organik, soğuk presli
• Kabak çekirdeği yağı – organik, soğuk presli
• Hindistan cevizi yağı
• Hardal tohumu yağı
• Avokado yağı
• Soya yağı – organik
• Fındık yağı – soğuk presli
• Kolza yağı – bunun da soğuk presli olduğundan emin olun (yani, kimyasal presten geçmemiş olması gerekiyor.)

Güzellik açısından “iyi” yağlar:

• Kolajen sentezini sağlar
• Cildi nemli ve sıkı tutar
• Kan akısını ve hücrelerinize giden besini artırır
• Güzellik vitaminleriniz olan A, D, E ve K vitaminlerinin, karotenoid, likopen ve lutein gibi fitonutrient’lerin emilimini sağlar
• Hormonları düzenler
• Egzama, sedef, kuruluk ve saç dökülmesi gibi rahatsızlıklara engel olur
• Detoksa yardımcı olur
• İltihaplanmaya engel olur.

İyi Yağlar, Kötü Yağlar

Yağlar yağ asitlerinden oluşmaktadır ve yağ asitleri de üç türdür: doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlar. Her biri vücut tarafından farklı şekillerde kullanılmaktadır. Sağlığımız için bunların her birinden ne kadar tüketmemiz gerektiğini iyi bilmeliyiz.

Doymuş yağ asitlerini tanımak çok kolaydır: bunlar oda sıcaklığında katı halde bulunurlar. Doymuş yağlar tereyağı; hurma yağı, biftek, tavuk ve domuz yağı, peynir ve dondurma gibi tam yağlı süt ürünlerinde bulunan türden yağlardır. Hindistan cevizi yağı ve bir kısım organik yağı saymazsak, doymuş yağlar sağlık yönünden bazı yararlarına rağmen cildiniz için çok iyi değildir.

Tekli doymamış yağ asitleri oda sıcaklığında sıvı haldedir. Bunlar zeytinyağı, kolza yağı, kaju, macadamia fındığı, avocado ve kılıçbalığı, uskumru ve somon gibi yağlı, soğuk su balıklarında bulunan türden yağlardır.
Tekli doymamış yağ asitlerini önemseyin, çünkü araştırmalar bu tür yağlardan tüketmenin kırışıklıkları azalttığını göstermiştir.

Çoklu doymamış yağ asitleri oda sıcaklığında sıvı halde bulunmaları bakımından tekli yağ asitlerine benzemektedir, ancak moleküler yapılarında küçük bir farklılıkları vardır. Çoklu doymamış yağ asitleri çoğunlukla ketentohumu, ceviz, yağlı soğuk deniz balıkları ve aynı zamanda yalancı safran, ayçiçeği ve mısırözü yağlarında bulunur. Çoklu doymamış yağ asitleri gerekli yağ asitleri, EFA’lar, olarak da bilinmekte ve iki ana gruba ayrılmaktadır: Omega-6 ve Omega-3 yağ asitleri. Bunlar “iyi yağlar”dır, ancak (göreceğiniz üzere) doğru oranlarda alındıkları sürece.

Gerekli Yağ Asitleri (EFA’lar) – en iyi yağlar

EFA’lar vücudunuzun işgücünün takım liderleridir. Hücre zarının yapılmasında önem taşımaktadırlar. Hücre zarları sağlıklı olduklarında besinleri gerektiği gibi geçirebilirler ve cildinize doğal ışıltısını kazandırır. Dengeli ve yeterli EFA alımı aynı zamanda vücut yağlarını yakmanızı sağlar; size enerji verir; cildinizin nemini tutmasına olanak tanır ve sizi daha genç göstermeye yardımcı olur. EFA’lar beyniniz ve sinir hücreleriniz içinde yaşamsal önem taşımaktadır.
Vücudunuz iki gerekli yağ asidi dışında -linoleik asit (LA) ve alfali-noleik asit (ALA)- ihtiyaç duyduğu bütün yağları üretir. Bu yağları besinlerinizle almanız çok önemlidir. LA Omega-6 ailesinin, ALA da Ome-ga-3 ailesinin başıdır. Bu iki EFA balık, av eti, tohumlar ve yemişler, yeşil yapraklı sebzeler gibi taze besinlerde bulunmaktadır.

Omega-6
Ayçiçeği yağı
Mısırözü yağı
Yalancı safran yağı
Pamukyağı
Soya fasulyesi yağı (rafine ve hidrojene edilmemiş)
Akşam sefası yağı
Yıldızçiçeği yağı
Omega-3
Balık ve balık yağları
Kolza yağı
Keten tohumu ve keten tohumu yağı
Ceviz ve ceviz yağı
Soya fasulyesi ve rafine edilmemiş soya fasulyesi yağı
Hardal tohumu yağı ve hardal tohumu
Koyu yeşil yapraklı sebzeler

Güzellik bakımından gerekli yağ asitleri

• Güzel ve nemli bir cilt için güçlü hücre duvarları inşa eder
• İnsülin hassasiyeti sağlar ve kan şekerini dengede tutar
• İltihaplanmayı azaltır
• Hücresel seviyede nemi korur.

Gerekli yağ asitlerinin azlığı ya da dengesizliği cildin zamanından önce yaşlanmasına sebep olur. Yapısal açıdan bakıldığında, stratum corneum ölü hücrelerden oluşuyor olsa da, sıkı bir bağ kurabiliyor olması cildin su kaybını önlemekte önemli bir yer tutmaktadır. Gerekli bir yağ asidinin eksikliğinin ilk belirtisi bu bariyerin yıkılması, cildin kuruması, pul pul dökülmesi, sedef, egzama ya da kronik cilt problemleridir.

Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri vücutta eucosanoid adı verilen hormon benzeri maddelere dönüşürler. Eucoşanoid’lerİn sağlığınıza ve güzelliğine doğrudan etkisi vardır. Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinden oluşan eicosanoid’lerin karşıt işlevleri vardır. Omega-3′ler iltihabı azaltır; ama öte yandan Ornega-6′nın fazlası iltihabı artırabilir. Yediğiniz yağlar hücre duvarlarını oluşturur ve sağlıklı olmak için gerçekten de esnek olan hücre duvarlarına sahip olmanız gerekir. Ancak eğer yüksek miktarda rafine edilmiş Omega-6 tüketirseniz, hücre zarınız esnekliğini kaybedecek ve bu da pek çok probleme yol açacaktır. Besinler hücre zarından girmekte zorlanacaklar ve hücrelerinizi besleyemeyecekler, dolaşım yavaşlayacak, bunun sonucunda da yağlı, akneli ve pul pul dökülen bir cilde sahip olacaksınız. Sıkı hücre duvarları, hücrelerin hormonlardan ya da diğer önemli moleküllerden gelen mesajlara gerektiği gibi cevap verememesi anlamına gelmektedir. Sağlıklı ve güzel bir cilt için önerilen yağ asitlerini diğerlerine tercih etmelisiniz.

Her şey dengeden ibaret: 6′ları düşürürken 3′leri artıracaksınız! Omega-3 ve Omega-6 EFA’larının dengelerken asıl amacınızın mükemmel cilt olduğunu unutmayın. Bu iki gerekli yağ asidi dengelendiğinde iltihap ve diğer hastalıklara yakalanma riskiniz fazlasıyla düşecektir. Günümüzün en büyük problemi diyetlerimizin Omega-6 yağ asitleriyle dolu olması, Omega-3 yağ asitleri bakımından ise yetersiz kalmasıdır. Sağlıklı bir yaşam için Omega-6′nın Omega-3′e ideal oranı 4:1 ya da 3:1 ‘dir. Ama bugünlerde diyetlerimiz ve yaşam tarzlarımız sayesinde bu oranı 14:1-20:1 gibi değerlere çıkarmış bulunmaktayız -ki bu da cildiniz için hiç de iyi bir haber değil.

Bütün işlenmiş yiyecekler ve fast-food tarzı yemekler Omega-6 yağlarıyla doludur. Süpermarketlerde bulacağınız ayçiçeği, yalancı safran ve mısırözü gibi rafine yağlar da Omega-6 yüklüdür. Tercihiniz salata olsa bile, onlarda da ucuz, Omega-6 yüklü yağlar kullanılmaktadır. Aynı şey ucuz gıdalarda da geçerlidir. Bu yağlardan çok fazla tüketmek bırakın mükemmel cilde sahip olmayı, sizi çok fazla sağlık problemiyle karşı karşıya getirir.

Ancak Omega-6 yağ asitleri cildiniz için tamamen kötü değildir. Doğru şekilde ve dengede, Omega-6′lar akşamsefası yağı yıldızçiçeği yağı gibi yağlar cildinize beklediğiniz güzelliği verecektir. Ama cildinizin asıl ışıltıları Omega-3 yağ asitlerinde gizlidir. Omega-3 yağ asitleri ailesi bünyesinde iltihaba karşı pek çok etken madde taşır. Omega-3′ler aynı zamanda güçlü hücre duvarlarının yapılmasına, cildin nemli, daha pürüzsüz ve yumuşak olmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak: çok fazla Ornega–6 yağı iltihaba ve erken yaşlanmaya sebep olurken, Omega-3′ler cildinizin en yakın dostları olabilirler. Ama doğru bir dengeyle, bu iki EFA cildinizin ve saçlarınızın pırıl pırıl olmasını sağlayacaklardır.

Yağdan kaçanlar, unutmayın: EFA’lar sizi şişmanlatmaz. Aksine bunun tam tersi bir etkileri vardır. Doğru denge kurulduğunda, EFA’lar metabolizmanızı hızlandırır ve böylelikle depoladığınız fazla yağ enerjiye dönüşür. Hücrelerinizin insüline karşı hassasiyetini artırır ve vücudunuzun kan şekerini kendiliğinden dengelemesini sağlar. EFA’lar aynı zamanda kolesterolün düşürülmesine, kötü yağların vücudunuzdan atılmasına, selülitin oluştuğu problemli bölgelerin pürüzsüzleşmesine yardımcı olur.

Omega-3 alımınızı artırmak için:

• Ketentohumunu kahve değirmeninde çekip taze meyvelerin üstüne serpin
• Yeşil yapraklı bir salatanın üzerine bir avuç ceviz atın
• Sabah hazırlayacağınız bir karışımın içine bir yemek kaşığı ketentohumu yağı atın haftada en az üç kez, ton balığı ya da somon gibi, yağlı bir soğuk su balığı yiyin.

İltihap tehlikesi

İltihap serbest radikallerin verdiği hasarın bir göstergesidir ve yaşlanmayı kimsenin yapamayacağı kadar hızlandırır! İltihap gözle görülebilir de olabilir görülmeyebilir de. Güneş yanığı gözle görülür bir iltihaptır; vücudunuzun kendisini UV ışınların yaratacağı travmaya karşı korumasının sonucu olarak ortaya çıkan bir iltihaptır. İnsülin ve stres hormonunuz olan kortizol gibi hormonların yüksek seviyelerde olması “sessiz” iltihaplardır. Sessiz iltihapları ne görebilirsiniz ne de hissedebilirsiniz. Bu tür iltihaplar hücrelerinizin içinde gerçekleşir ve kısa sürede diğer hücrelerle etkileşime girerek yaşlanmayı hızlandırırlar. Bilim adamları artık iltihapların diyabet, kalp rahatsızlıkları ve kanser gibi pek çok hastalığa da sebebiyet verdiğini görmektedirler.

Püf noktası

Piyasada satılan salata soslarından uzak durun. Kendi sosunuzu kendiniz yapın. Soğuk presli işlenmemiş zeytinyağını taze limon suyu ya da balsamik sirkeyle karıştırıp içine taze bitkiler atın.

bitkilerle maske

Selülit Maskesi Saç Maskesi Cilt Maskesi Yapımı

bitkilerle maskeBitkilerle saç maskesi

1 adet yumurta, 20 cc badem yağı, 20 cc salatalık suyu, 10 cc susam yağı, bir ampul E vitamini, bir ampul B vitamin kompleksi, çay demi ve sarımsak rendesini bir kasede karıştırıp saç derinize sürün. 2-3 saat beklettikten sonra saçınızı yıkayın.

Parlak bir cilt için

• 7-8 damla sirke, 1 çorba kaşığı badem yağı ve 1 çay kaşığı sütü karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı 1 ay boyunca her gece yüzünüze sürün. Karışım cildinizde kuruduktan sonra yüzünüzü yıkayın.
• 2 tatlı kaşığı pak maya, 2 tatlı kaşığı badem yağı ve 2-3 damla sirkeyi çamur kıvamına getirin. Yüzünüze sürün. Kuruyup çatlayınca yüzünüzü ılık suyla yıkayın.
• 1 çorba kaşığı bal, 1 elma ve 1 muzu mikserden geçirdikten, sonra yüzünüze sürün. 15-20 dakika sonra yüzünüzü yıkayın. Bu karışım yüzde canlılık, lifting etkisi yaratır.

Gül yaprağından tonik

1 şişeye gül yaprakları koyun, üzerine sıcak su ilave edin. Şişenin kapağını kapatıp 2 gün bekletin. 2 çay kaşığı sirke ve 3-4 damla süt ekleyip karıştırın. Hazırladığınız toniği yüzünüze sürdükten sonra kurumasını bekleyin. Daha sonra yüzünüzü durulayın.

Lekeleri azaltan karışım

1 çorba kaşığı yoğurt suyu, 2 çorba kaşığı yulaf ya da arpa ezmesini 4-5 damla Ümon suyuyla karıştırın. Elde ettiğiniz kanşımı lekeli cilt üzerinde 15-20 dakika bekletin. Daha sonra suyla durulayın.

Ballı bakım maskesi

1 çorba kaşığı bal, 1 yumurta, 1 tatlı kaşığı badem yağı ve 3-4 damla limon suyunu krem kıvamına gelene kadar karıştınn. Daha sonra cildinize sürün, 20 dakika sonra yüzünüzü durulayın.

Selülitler için kum

1 litre süte 1 fincan badem ya da jojoba yağı ve 1 avuç kum ekleyin. Karışımı banyoda bacaklannıza 20 dakika masaj yaparak uygulayın. Daha sonra bacaklarınızı soğuk su ile durulayın.

Arpa cildi sıkılaştırır

1 litre suda 1 bardak arpa haşlayın. Lapa haline geldikten sonra içine 1 kaşık bal, 1 tatlı kaşığı badem yağı ve 2 -3 damla elma sirkesi ekleyin. Karışımı cildinize sürün.

Gözlerinize patates

Salatalık ya da patates dilimlerini göz çevrenizde 5-10 dakika bekletin.

cilt peelingi

Peeling Yapma Kılavuzu

cilt peelingiCilt Peelingi

Peeling cildi ölü hücrelerden, ufak kırışıklıklardan arındırarak cildi temizleme, yenileme işlemidir. Bu yazımdan ev koşullarında, elinizin altındaki malzemeleri kullanarak nasıl peeling maskeleri hazırlayabileceğinizi anlatacağım. Ama önce gelin, cildinize peeling uygulamadan önce nelere dikkat etmeniz gerektiği konusuna bir az değinelim.

Peeling yapma kılavuzu

1. Yüz peelingi için en ideal zaman uyku öncesidir. Yüzünüzü alıştığınız şekilde temizleyin, peelingi yüzünüze uygulayın ve 1-2 dakika dairesel hareketlerle hafif masaj yapın. İşlem bittikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Peeling sonrası besleyici krem (yada maske) sürün ve cildinizi dinlenmeye bırakın.

2. Peeling sonrası cilt taze ve yumuşak olmalıdır. Oluşan kızarıklıklar kısa bir süre sonra geçerler. Eğer peeling sonrası kızarıklıklar birkaç dakika içinde geçmezse, cildinizde yanma ve kaşıntı hissederseniz bu, ürünün cildinize uygun olmadığını bildirir. Bu durumda başka bir peeling yöntemi (daha hafif, daha uyumlu maddelerle) denemelisiniz.

3. El ve ayak peelinglerini manikür – pedikür sırasında, vücut peelinglerini duş veya banyodan sonra kullanmanız uygun olacaktır. Peeling sonrası cildinize süt veya krem uygulayın.

4. Peeling yöntemini haftada en fazla 1-2 defa denemelisiniz. Aksi takdirde cildinizin kendini koruması fonksiyonunu zayıflatmış olursunuz. Bu özellikle kuru ciltler için çok önemlidir.

5. Hassas veya sivilceli ciltlerde dikkatli olmalısınız. Peelingleri dikkatli ve haftada en fazla 1 kez kullanın.

6. Peelinglere ucuz ve etkili alternatif banyo lifi veya masaj eldiveni olabilir. Uzun olmaları sayesinde sırtınız gibi, vücudunuzun normalde ulaşamayacağınız kısımlarına ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkatli olup cildi harap etmemek lazım.

7. Göz çevresinde peeling ürünü kullanılmaz.

Vücut Peelingi

Kışın derimiz bakımsız kalır, kaşınız, kızarır ve kurur. Yapmamız gereken cildimizi temizleyip,ölü hücrelerden arındırmak ve nemlendirmek. Bunun için de ev koşullarında kendi bakımımızı yapabiliriz.

Yoğurt Peelingi3 yemek kaşığı tuz ve 3 yemek kaşığı yoğurdu karıştırın, vücudunuza sürün, sonra ılık suyla yıkayın ve vücudunuza bal sürün. 5 dakika bekletip balı da yıkayın.

Lor Peelingi 3 yemek kaşığı pirinç unu, 3 yemek kaşığı tuzsuz lor, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini iyice karıştırın. Vücudunuza ve yüzünüze sürün. 15 dakika bekletip yıkayın.
Selülit probleminiz varsa aşağıdaki scrub reçetesi işinize yarayabilir.
Selülit Scrub: ¼ fincan taze öğütülmüş kahve çekirdeği, ¾ fincan şeker (varsa esmer olanı), 1 fincan badem yağı. Kaba kahve ve şekeri koyun, badem yağını da ekleyip iyice karıştırın, problemli bölgeye uygulayın. Bu scrubı yara bulunan deride kullanmak sakıncalıdır.

Yoğurt Peelingi -2-: Yarım bardak yoğurt, 100 gram tuz. Malzemeleri karıştırın, vücudunuza uygulayın. Sivilceli ve iltihaplı deriye uygulanmamalıdır. 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla ıslatılmış sünger yardımıyla yıkayın.

Kahve Peelingi: 2 tatlı kaşığı kahve telvesi, 2 damla bitki yağı (paçuli uygun olabilir), 1 tatlı kaşığı yoğurt veya tatlı badem yağı. Hepsini iyice karıştırın. Duşun altına girin. Banyo süngerine duş jeli ve üzerine hazırladığımız karışımdan ekleyin. Vücudunuza yaklaşık 5 dakika boyunca uygulayın. Daha sonra soğuk suyla yıkayın. Sonuç: ipeksi ten ve harika bir koku. Yalnız dikkatli olun, güneşe çıkmadan önce turunçgil yağı kullanmayın, cildiniz farklı reaksiyon verebilir.

Lucy Liu Peelingi: Güzel film yıldızı Luci Liu’nun peeling tarifini uygulayabilirsiniz: Mısır unu ve kaynar suyu karıştırın. Duş sırasında vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Daha derin bir temizleme işlemi için mısır unu yerine deniz tuzu, su yerine zeytinyağı kullanın. Etkili bir peeling ürünü elde etmiş olursunuz.

Yüz Peelingi

Japon Peelingi: Pirinç unu ve sıcak suyu karıştırıp krem yapın, kalın bir tabaka olarak yüzünüze sürün, 10 dakika sonra yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak, ılık suyla yıkayın.

Ceviz Peelingi: (Hassas Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı ceviz içi, yarım yumurta sarısı, 2 kaşık tereyağı. Cevizi un haline gelene kadar ezin, tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze dairesel masaj yaparak uygulayın.

Meyve peelingi: Peeling olarak kullanmak için kivi ideal bir meyvedir. İçerdiği enzimler sayesinde ciltteki ölü hücreleri arındırır.

Fıstık Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı fıstık, 2 tatlı kaşığı limon suyu, 2 tatlı kaşığı nar suyu. Fıstıkların kabuklarını temizleyin, un haline gelene kadar ezin. Limon ve nar suyu ekleyin, iyice karıştırıp yüzünüze uygulayın.

Canlandırıcı Peeling: Havucu rendeleyin, yarım tatlı kaşığı yulaf unu ekleyin, iyice karıştırın. Yüzünüze uygulayın.20-25 dakika bekletin, ılık suyla yıkayın.

Bal Peelingi: 2 yemek kaşığı arı balını sıcak su banyosunda eritin (benmari usulü), bir az soğutup, yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı buğday kepeğini ekleyin, ılık karışımı yüzünüze uygulayın, yarım saat bekletin, ılık suyla iyice yıkayın.

Lor Peelingi: 1 tatlı kaşığı pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı lor, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini karıştırıp, yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletin.

Yumurta Peelingi: 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı dövülüp un haline getirilmiş yumurta kabuğu. Hepsini karıştırın, maske olarak uygulayın. 20 dakika sonra çıkarıp besleyici krem sürün.

Kahve Peelingi: Kahve telvesini temizlenmiş yüze sürün. Kurumaya bırakın. Dairesel hareketlerle masaj yaparak çıkarın. Daha sonra yüzünüzü önce sıcak, sonra soğuk suyla yıkayın.

Şeker Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) Yüzünüzü bebek sabunuyla sabunlayın. Sonra toz şekeri dairesel hareketlerle yüzünüze sürün. 15 dakika kurumaya bırakın. Sonra yıkayın.

Turp Peelingi: 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı turp rendesi, 1 yemek kaşığı bitkisel yağ, 3 damla nane yağı. Hepsini iyice karıştırın, tuzlanmaması için bekletmeden hemen yüzünüze uygulayın.

Hassas Ciltler için Peeling: Bitki yağı (lavanta, nane, gül, papatya birini seçin), yulaf unu (veya kepeği) ve jojoba yağı. Yulaf ununu az miktarda sıcak suda eritin, üzerine jojoba yağını ve bitki yağını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze sürün, 10 dakika bekleyin. Sonra masaj yaparak ılık suyla yıkayın.

Sivilceli Ciltler için Peeling: elma, üzüm, kivi, lahana. Hepsinin suyunu çıkarın, temizlenmiş yüzünüze sürün ve 10 dakika bekleyin. Yıkayın ve sonra nemlendirici sürün.

El Peelingi

Elinizin derisi kuruysa taze salatalık sürüp bekleyin ve sonra yağlı besleyici krem sürün. Yoğurt veya bal maskesi de kullanabilirsiniz, 5-10 dakika bekletip yıkayın.

Ballı Yumurtalı Maske: yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi. hepsini karıştırın, elinize sürüp 20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp krem sürün.

Patatesli Maske: 3 patatesi haşlayın, rendeleyip süt ekleyin, püre yapın, 2 tatlı kaşığı salatalık veya limon suyu ekleyin. Karıştırıp elinize sürün. Soğuyunca ılık suyla yıkayın. Sonra soğuk suyla tekrar yıkayıp krem sürün.
Fazla zamanınız yoksa, elinize yoğurt sürün, 2-3 dakika bekletin.
Bu kadar. Buzdolabını kapatın, artık güzelsiniz!

süt

Sütü Yüzüne Sürme İç Cildine Daha Faydalı!

sütSütü Yüzüne Sürme İç Cildine Daha Faydalı!

‘Bay makyaj’ olarak tanınan dünyaca ünlü makyöz Graham Johnston süt banyolarına, yüze sürülen bal ve salatalıklara karşı. “Bunları süreceğinize yiyin. Cildinize daha faydalı olur” diyor.

Hollywood’un ‘Bay Makyaj’ı olarak ün yapan Graham Johnston geçtiğimiz aylarda Türkiye’deydi… Hani şu ‘Bridget Jones’in Günlüğü’ filminin kahramanı Renee Zellweger’e yaptığı kusursuz makyaj ile ‘İngiliz Makyajı’ akımını başlatan adam. Johnston aynı zamanda Max Factor’un da makyaj uzmanı. Uzmanına makyajın püf noktalarını sorduk…

Filmdeki adıyla Bridget Jones yuvarlak hatlı ve yuvarlak yüzlü tombik bir kadın. Böyle bir kadının makyajı nasıl ünlü oldu?
Bridget kilolu bir kadın olduğu için yuvarlak bir suratı var. Renee’de sadece bu rol için kilo aldı. Zaten yapısı da buna çok müsait. Benim yaptığım ona herkesin beğeneceği masum ve sevimli ifadeyi kazandırmak oldu. Bunun için filmin de makyaj sponsoru olan Max Factor’un ürünlerini kullandım. Gündüz makyajı için doğal cilt renklerini vurguladım. Max Factor Colur Adapt Fondöten ile cildin doğal renk dalgalanmalarını uyumlu bir şekilde gösterdim. Gözlere Max Factor’un Earth Spirits far serisindeki sıcak kehribar tonlarını kullandım ve kirpikleri More Lashes Waterproof maskara ile dikkat çekici hale getirdim.

-Bridget’in dudakları çok moda. Türkiye’deki tüm kadınlar bu dudaklara sahip olmak istiyor.
(Gülüyor) Evet evet İngiltere’de de aynen böyle. Ama Renee’nin dudakları da muhteşem. Uygulanan makyajla daha da güzelleşti. 10 saate kadar dayanan, aynı zamanda çok da hafif olan Lipfinity Everlites rujun açık bir tonunu uyguladım. Cesur gece makyajı için de aynı rujun koyu renk bir tonunu sürdüm. Ve saydam parlatıcıyla ışıltı verdim.

– Peki sırada hangi akım var. Bundan sonra makyajda neler moda olacak?

Tüm renkler geri geliyor. Özellikle çok çarpıcı farlar kullanılacak. Maviler, yeşiller, pembeler geri dönecek.

– Çok büyük burnu olan, kaşları düzgün olmayan kişi nasıl makyaj yapmalı? Makyajla yüz güzelleştirmek mümkün mü?
Büyük burunlu kişilerde kenarlara gölge atıyoruz ki kenarları daha ince göstersin. Yanakların yan tarafına da koyu fondöten sürmek gerekiyor. Böylece burun kayboluyor. Düzgün olmayan kaşları da kesinlikle almak ve kalemle düzeltmek gerekiyor. Kaşları fırçalamak da çok önemli.

– İnce dudaklılara ne öneriyorsunuz?
Dudak kenarlarına doğal bir kalem kullanıyorum. Bu sayede dolgun görüntüyü veriyorum. Ve aynı zamanda parlatıcı sürüyorum ki dudak olduğundan daha kalın görünsün. Burada önemli olan kişinin kendi dudağının tonlarında renkleri tercih etmesi.

– Sizce yüzü en güzel Hollywood starı kim?
Nicole Kidman. Çünkü o gerçekten bir güzellik abidesi.

– Hollywood starları makyajsızken nasıl?
Eskiden sanatçıların filmlerdeki görüntüleri ile gerçek hayattaki görüntüleri çok farklıydı. Ama şimdi yeni jenerasyon oyuncular her zaman doğallıktan yana olduğundan fark ortaya çıkmıyor.

– Türk kadınlarına neler önerirsiniz?
Türk kadınını yuvarlak bir suratı var. Bunun için sürekli bahsettiğim gibi fondöten hileleri gerekli. Bana gösterdiğiniz resimlerdeki yıldızlardan Hülya Avşar ve Gülben Ergen’in güzel gözleri var. Bu gözleri ön plana çıkartan hafif makyajları tercih etmeliler.

– Sizce estetik mi yoksa makyaj mı daha iyi sonuç veriyor?
İngiltere’de artık estetiğin devri kapanmaya başladı. Özellikle kadınlar arasında pek fazla rağbet görmüyor. Onlar makyajla ve diğer cerrahi olmayan yollarla güzelleşmeyi tercih ediyorlar. Estetik ameliyatları ise genç görünmek ve insanları etkilemek isteyen işadamları yaptırıyor. Cilt temizliği ve makyaj hileleriyle çok güzel ve genç görünmek mümkün.

– Makyajla ilgili ipuçları var mı?
Önemli olan makyaj sonrası muhakkak iyi temizliktir. Piyasada temizleme mendilleri satılıyor. Ancak bence onları ılık suyla ıslatırsanız alacağınız sonuç çok daha iyi olur. O zaman nemlendiriciye bile ihtiyaç duymazsınız.

– Bal,süt gibi ürünlerin cilde sürüldüğü zaman iyi geldiği söyleniyor…
Bu tamamen beslenmeyle ilgili. Bunları neden suratınıza sürüyorsunuz ki, yiyin ya da için. Daha iyi olmaz mı? Dengeli beslenen kişinin cildi de güzel, pürüzsüz ve nemli olur.