Kategori arşivi: Sağlık

sedef hastalığı çeşitleri

Sedef Hastalığı Çeşitleri

sedef hastalığı çeşitleriSedef Hastalığının Çeşitleri Nelerdir?

Sedef hastalığı döküntülü ve ciltte kepeklenmeye neden olan bir tür deri hastalığıdır ve halk arasında yaygındır. Hastalık iki evreye sahiptir. Bu evreler hastalığın şiddetlendiği ve pek tabii ki şiddetinin azaldığı dönemlerdir. Her iki dönemde de maalesef sedef lekeleri ortadan kalkmaz.

Okumaya devam et

seboreik dermatit tedavisi

Seboreik Dermatit Tedavisi

Seboreik Dermatit Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekilenler

Yağ ve ter bezlerinin aşırı salgılaması sonucu deriyi koruyan tabaka zedelenir ve bu da deride iltihabi bir reaksiyon ortaya çıkarır. Bu reaksiyonun adı seboreik dermatittir. Hastalığın seyrinin aksine nedeni tam olarak bilinememektedir. Birçok faktör bu hastalığın oluşumunda etkendir. En önemlisi malassezia furfur isimli mantardır. Bunun dışındaki etkenler ise, yorgunluk, vasküler bozukluklar, iklimsel etkiler, stres, ilaçlar, beslenme bozuklukları, yiyecek alerjileridir.

Okumaya devam et

facebook

Facebook’un Yaşantımıza Etkileri

facebookFacebook Yaşantısı

Son zamanların en popüler sosyal paylaşım ağı Facebook hakkında yapılan büyük bir bilimsel araştırma, Facebook’un yaşantımıza etkileri konusunda önemli bilgilerin ortaya çıkmasına neden oldu! İşte artık gündelik hayatımızın bir parçası olan sosyal ağların hayatımıza etkileri…

Sağlık problemlerine yol açmasından, gelecekteki iş fırsatlarının kaçmasına neden olmasına, kullanıcılarının kıskançlık duygusunu derinleştirip canavara dönüştürmesinden, narsistleştirmesine kadar birçok bilimsel iddianın hedefindeki Facebook kullanımı hakkında son aylarda yapılmış bilimsel araştırmalar ilginç sonuçlara ulaştı.

“Ağır Facebook kullanıcısıysanız ya narsist ya da özgüven yoksunusunuz”

Kanada York Üniversitesi’nden uzmanların yaptığı araştırmalara göre, Facebook’taki sayfalarını sık sık güncelleyenlerin çoğu ya narsist eğilime sahip ya da özgüven sorunu yaşayan kişiler. Georgia Üniversitesi psikologlarının 2008 yılına ait araştırması da, Facebook’a çok fazla güncelleme yapanların narsist eğilimde olduğu sonucuna varmıştı.

Narsizmin sadece ilgi çekme ve sevilme isteği olmadığına dikkat çeken psikologlar, bu eğilimin, uzun süreli sağlıklı ilişki yeteneksizliğini beslediğine dikkat çekiyor. York Üniversitesi araştırması, kızların çekici fotoğraf koymaya yoğunlaşmalarına karşın erkeklerin ise, “About me” kısmında kendilerini methetmeye yoğunlaştıklarına dikkat çekiyor.

“Facebook’ta sükse yapmak için en iyi zaman cuma sabahı”

Milliyet’te de yer alan habere göre, özellikle arkadaş sayısı fazla olanlar için Facebook’ta güncelleme yapmak, ya popülariteyi daha da artırmaya ya da birçok güncelleme içinde sizinkinin kaybolup gitmesine neden oluyor. Sosyal medya pazarlama şirketi Virtrue uzmanları, güncellemelerinizin en iyi dikkati çekeceği zamanın Cuma sabahı öğle vaktine kadar olan zaman olduğunu şöyle açıklıyor:

“Facebook’ta fotoğraflar videolardan yüzde 22, sadece yazıdan oluşan girdilerden yüzde 54 daha fazla tıklanıyor. Öğleden önce yapılan güncellemelerin tamamı, öğleden sonrakilerden yüzde 65 daha fazla tıklanıyor. İstatistiklere göre dikkat çekmek için en iyi gün Cuma. Hafta sonları ise en kötü zaman.”

Facebook arkadaşlığı politik tartışmaya kadar

Sosyal araştırmalar, insanların ‘kendilerine benzeyen’ insanlarla aynı yerde çalışmayı, yaşamayı ya da eğlenmeyi tercih ettiğini gösteriyor. Cornell Üniversitesi uzmanları, Facebook kullanıcılarının, bütün arkadaşlarının kendileriyle aynı düşüncede olduğunu varsayma eğiliminde olduğunu tespit etti. Araştırma sırasında Facebook kullanıcılarına kamplaştırıcı politik konularda tercihlerini belirlemeleri istendi. Ardından, arkadaş listelerindekilerin bu konularda ne düşündüklerini tahmin etmeleri istendi. Ancak, sonuç hiç de düşündükleri gibi çıkmadı. Araştırma, ‘insanlar, arkadaşlarının da kendileriyle hemfikir olduğu konusunda çok yanılıyor’ diyor.

Fazla onlıne olanın ders notları aynı oranda düşüyor

Hollandalı psikolog Paul Kirschner, ders çalışırken bir yandan da ara ara Facebook sayfasını kontrol eden öğrencilerin oldukça başarısız olduğunu tespit etti. 219 Amerikan üniversite öğrencisi üzerinde çalışma yapan Kirschner, Facebook kullanıcılarının not ortalamasının 5 üzerinden 3.06 olmasına rağmen Facebook kullanmayanların ortalamasının 3.82 olduğunu tespit etti. Ohio Üniversitesi’nce 2009 yılında yapılan psikolojik araştırmalar da Facebook kullanımının öğrenim başarısını ciddi şekilde etkilediğini belirlemişti. Buna göre, “Facebook’tan eski sevgilinizi gözleyip durmak sınıfta kalmanıza yol açıyor” sonucu ortaya çıktı.

Sabahları önce Facebook’a sonra tuvalete giriyorlar

Oxygen Media ile Lightspeed Araştırma Merkezi’nin, sosyal medya kullanıcısı 18?34 yaş arası kızlar üzerinde yaptığı araştırma çarpıcı sonuçlara ulaştı. Yüzde 34’ü sabahları uyandıklarında tuvalete gitmeden önce Facebook’a girdiklerini itiraf ederken, yüzde 39’u kendilerini Facebook bağımlısı olarak tanımladı. Yüzde 49’u erkek arkadaşının hesabını hackleyerek kontrol etmeyi normal bir davranış olarak görüyor.

“Her şeye rağmen belki de Facebook sizi daha mutlu yapar”

İngiliz Bilgisayar Topluluğu (BCS), sosyal ağlarda çok fazla zaman geçirmenin insanları izole ederek gerçek hayattan kopardığı mitine karşı çıkıyor. BCS araştırmasına göre, Facebook gibi sosyal ağların kullanımı da hayattan tatmin olma yolunda istatistiki olarak kayda değer bir pozitif etki yapıyor. Kadınlar, düşük gelirliler ve düşük eğitim seviyesindekiler de online yaşamın bu pozitif etkisi daha yüksek.

işyeri yorgunluğu

İşyeri Yorgunluğunu 5 Adımda Yenebilirsiniz

işyeri yorgunluğuİşyeri Yorgunluğu

Yoğun geçen bir çalışma gününün ardından akşama doğru baş gösteren kronik yorgunluğun iş performansını düşürdüğünü söyleyen uzmanlar, işyerinde yaşanan yorgunluğu yenmek için ipuçları veriyor. İşte işyeri yorgunluğuyla mücadelenin 5 pratik yolu…

Yoğun geçen mesainin sonunda akşama doğru iyice yorgun düştüğünüzde enerjiniz tükenir. İşlerinizi tamamlamakta zorlanırsınız ve bu işler ertesi güne kalmaya başlar. Bu durumda patronunuz da size olumlu düşüncelerle bakmaz. Peki, ne yapmalısınız? İşte yorgunluğu önlemenin yolları.

Küçük bir parça çikolata yiyin

Çikolata ruhsal durumunuzu desteklemenin yanında vücudunuzun endorfin salgılamasına yardım eder. Böylece kendinizi daha enerjik hissedersiniz. Masa başında uyuyup kalmamak için antioksidan bakımından zengin olan küçük bir parça bitter çikolata yemelisiniz.

2 bardak soğuk su için

Büyük bardaklarla içmenize gerek yok, iki küçük bardak da işinize yarayacaktır. Yorgunluğun en büyük nedenlerinden biri de dehidrasyondur. Bu nedenle öğle yemeğinden sonra 2 bardak soğuk su içebilirsiniz.

Karalayın

Önemli misafirlerle yapılan bir toplantıda esniyorsanız ve konsantre olmada zorluk çekiyorsanız, bir parça kağıt ile kalem alın ve kendi kendinize bir şeyler karalayın. Çünkü uzmanlar bir şeyler karalamanın beynin odaklanmasına yardım ettiğini belirtiyorlar.

C vitamini alın

C vitamini bakımından zengin yiyecekler atıştırın. Bir portakal dilimleyin ya da limonata için. Daha önce yapılan araştırmalar C vitamininin kronik yorgunluk sendromu belirtilerini azalttığını göstermişti.

Gerinme hareketleri yapın

Çinlilere göre ileriye doğru basit bir gerinme, eğilme yedek enerjinizi harekete geçiriyor.

sağlık

Hayat Kurtaran Sağlık Bilgileri

sağlıkSağlıkla İlgili Bilgiler

Doğumumuzdan erişkinliğimize kadar her dönem hepimizin karşısına çıkıyor. Hatta öyle bir hâl alıyor ki pek çoğumuz, bir hekime gitmekten bu yüzden korkuyoruz. Çocuklukta okulda yaptırılanlardan kaçanlar mı dersiniz, yetişkin olunca bu korkusunu yenemeyenler mi ararsınız hepsi aramızda mevcut…

Bebeklikten itibaren şüphesiz ki sağlığımız için çok önemli yer teşkil ediyor. Her ne kadar korksak da aşılar, hepimizin yaşama sağlıklı başlamasını, hayatımızın sağlıklı bir biçimde sürmesini sağlıyorlar. Peki, hangi hastalık için aşı yaptırmak gerekiyor? Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Hasan Eraydın bizi bu konuda aydınlattı.

Aşıların iki tür olduğunu belirten Dr. Eraydın bunların bebeklik döneminde ve erişkinlik döneminde yapıldığını söyledi. Bebeklik döneminde yapılan aşıların kızamık, kızamıkçık, kabakulak, difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, verem, Hepatit B, zatürre için olduğunu sıralayan Dr. Eraydın, “Su çiçeği hastalığı için yapılan aşı isteğe bağlı olarak uygulanır. Bu aşılar birer ay, bir buçuk yaşına kadar ve okul çağına kadar belirli dozlarla yapılır” dedi.

Dr. Eraydın, erişkinlerin de olması gereken aşıların bulunduğunu kaydetti ve onları da şöyle sıraladı…

Erişkinlere lüzum halinde ya da risk gruplarına göre aşılar yapılıyor.

Tetanoz: Geçmişte kişinin bu hastalık için aşılanması normalse 10 yılda bir yapmak yeterli

Difteri aşısı yapılabiliyor

Kızamık ve kızamıkçık için gerekli görüldüğünde bir veya iki doz aşı yapılabiliyor

Hepatit B: Yetişkinlere belirli aralıklarla üç doz halinde yapılıyor

Hepatit A: 2 doz şeklinde yapılmalıdır.

Menenjit aşıları: Hacca ya da umreye gidecekler için veya daha farklı riskli bölgelere gidecekler için uygulanıyor. Risk gruplarına yapılıyor

Hepatit C: Bu hastalık için şu anda rutin olarak bir uygulama yok. Yılda bir doz her yetişkinin mevsimsel grip aşısı olması gerekiyor. Özellikle de kalp, akciğer hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanların da yaptırması gerekiyor.

Zatürre: Bu hastalıklar için de bir veya iki doz erişkinlere uygulanıyor.

Erişkin aşılama takvimi içinde aşı içinde eksik aşılar tamamlanıyor. Hiç aşısı olmayan bireylere mutlaka aşı yapılması gerekiyor.

Erkeklerin askerlik öncesinde aşıları eksikse, askerden önce bütün eksik aşıları tamamlanıyor

Genellikle hekimler erkeklere hangi aşıyı olup olmadığını soruyor; ona göre uygulama yapıyor

Rahim ağzı kanseri aşısı ne zaman olunuyor?

Uzmanlar, HPV (Rahim ağzı kanseri aşısı) için son dönemlerde tartışılan bir aşı türü olduğunu söylüyor. Ancak bu aşının rutin olarak kullanımı yok. Etkinliği açısından tartışmaları devam ediyor.

Bebeklerde aşılar nasıl oluyor?

Dünya üzerinde farklı bölgelerde çok sayıda değişik enfeksiyonla karşılaşabilirsiniz. Bunlar çoğu zaman uzun ve güç tedaviler gerektiren hastalıklara yol açabilir, hatta ölümle sonuçlanabilir. Bunun için uygulanan bazı aşılar Sarıhumma Aşısı ve Meningokoksik Menenjit Aşısı’dır.

Sarıhummaya karşı zorunlu aşılanma, hassas ülkelere yurt dışından sarıhumma virüsünün gelmesini önlemek için yerine getiriliyor. Bu ülkelerin bir kısmı sarıhummanın görülmediği ancak taşıyıcı sineklerin ve insan olmayan konakların bulunduğu ülkeler.

Virüsün enfekte bir yolcu vasıtasıyla ülkeye ithal edilmesi, enfeksiyonun potansiyel olarak sinekler ve primatlara (maymunlar vb.) yerleşmesine neden olabilecek, bu da yerel toplumda bir enfeksiyon riski oluşması sonucunu doğurabilir. Böyle vakalarda, sarıhumma bulaşma riskinin bulunduğu ülkelerden gelen tüm yolcular için (havaalanından transit geçiş yapmışlar da dahil) aşılama bir giriş koşuludur.

Sarıhumma hastalığının görüldüğü ve ülkeye girişte tüm yolculardan 10 gün önce sarıhumma aşısı ile aşılandığının gösteren uluslararası aşı sertifikası isteyen ülkeler ise bir sonraki resimde

Meningokoksik ise Menenjit hastalığına karşı aşılama Hac ve umre için Mekke’yi ziyaret eden hacılar için Suudi Arabistan tarafından istenen bir koşuldur; ayrıca Hacdan dönen hacılar için de bazı ülkeler tarafından istenir