Kategori arşivi: Erkek Sağlığı

Erkekler cinsel sorunlardan utanıyor

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) tarafından erkekler üzerinde yapılan bir anket araştırması, orgazm sorunu yaşayan erkeklerin, bunun bir sağlık sorunu olmadığı gerekçesiyle doktora başvurmadığını ortaya çıkardı.

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), erkeklerde orgazm sorununun nedenlerini belirlemek amacıyla anket yaptı. Ankete yaşları 18 ile 59 arasında değişen ve orgazm sorunu yaşayan 964 kişi katıldı.

Ankete katılanların yüzde 38’i 7 yıl ve üzeri, yüzde 32’si 5-6 yıldır, yüzde 22’si 3-4 yıldır, yüzde 8’i ise 1-2 yıldır orgazm sorunu yaşadığını söyledi. Araştırmaya katılan erkeklerin büyük bölümü, sorunun nedeni olarak cinsel eğitim ve bilgi eksikliğini gösterdi.

Evlilikte yaşanan problemler, hastalıklar ve eşine cinsel isteğin azalması sorunlar arasında öne çıktı. Ankete göre, erkeklerin büyük kısmı cinsel problemi nedeniyle eşiyle de sorun yaşamaya başlıyor. Eşlerin büyük kısmı istenmeme ve yetersizlik duygularına kapılıyor.

İlginç yanıtlar

Araştırmadan çarpıcı sonuçlar da ortaya çıktı. “Orgazm bozukluğu için kime başvurdunuz?” sorusuna, erkeklerin yüzde 42’si “Hocalar ve medyumlar” cevabını verdi. Erkeklerin yüzde 44’ü “Neden doktora başvurmayı düşünmediniz?” sorusunu ise “Bu bir sağlık sorunu değil” diye cevapladı.

Ayıp, yasak, günah

Araştırmaya katılanlara “Cinsellik sizin için ne ifade ediyor” diye de soruldu. Erkeklerin yüzde 54’ü “İnsan soyunun devamı için gerekli” cevabını verdi.

Birden fazla seçeneğin işaretlenebildiği bu soruda, araştırmaya katılanların yüzde 44’ü cinselliği ayıp, yüzde 32’si günah, yüzde 30’u yasak, yüzde 12’si tiksinti verici olarak nitelendirdi.

Erkeklerde göğüs büyümesi (jinekomasti) nedir?

Gelişme çağındaki erkeklerde hormonal değişimler sonucu meme dokusunda tek ya da çift taraflı bir miktar büyüme olmasına tıp dilinde “jinekomasti” deniyor.

Bu şekilde ortaya çıkan jinekomasti, genellikle 13-15 yaşlarındaki erkek çocuklarında görülüyor ve vakaların yüzde 90’ı birkaç yıl içinde geriliyor.

Estetik ve Plastik Cerrah Op. Dr. Fatih Dağdelen, büyümüş meme dokusunun, gelişme çağı sonunda 1-3 yıl içinde gerileyerek normal boyutlara döndüğünü söylüyor. Fakat bazen meme dokusu gerilemiyor ve bu sorunu yaşayan erkekler bunalıma girerek sosyal yaşamdan uzaklaşıyor. Bu, tıbbi bir sorun olmasının yanında kişinin psikolojisini de bozuyor ve büyük bir çöküntü yaratıyor.

Dar tişört giyemeyen, denize ve havuza giremeyen, başkalarının yanında üstünü değiştiremeyen erkeklerin çoğu, hastalığın çözümü olduğunu bilmiyor ve bu çileyi boşuna çekiyor.

Jinekomasti nedenleri

– Kilo alıp verme.
– Genetik yatkınlık.
– Hormon salgılayan tümörler.
– Hepatit, siroz.
– Akciğer kanseri ve akciğer hastalıkları.
– Tiroit bezi hastalıkları.
– Testis hastalıkları.
– Uyuşturucu kullanma.
– Kilo alma ya da kas yapma amaçlı steroid kullanımı ve bazı ilaçlar.

Jinekomasti ameliyatı, meme başının alt kenarından yapılan kısa bir kesiyle gerçekleştiriliyor. Buradan girilerek meme dokusu alınıyor, çevre dokuya geçiş bölgesi yaratmak için liposuction (yağ alma) uygulaması yapılıyor.

Jinekomasti belirtileri neler?

– Meme bezi serttir ve büyümeyerek düğme gibi kalır.

– Meme boyutları farklıdır.

– Memede kadın göğsüne benzer şekilde büyüme hatta ileri düzeyde sarkmalar olur.

Cerrahi çözüm gerekiyor

Op. Dr. Fatih Dağdelen, jinekomastinin tek tedavisinin “cerrahi” olduğunu söylüyor. Hastaların çoğunda “liposuction” (yağ alma) uygulaması, sorunu çözmeye yetiyor. Süt bezi kanallarından zengin olan hastalarda ise ameliyat gerekiyor. Ameliyat, çoğu zaman genel anestezi, uygun vakalarda ise lokal anestezi ile yapılıyor.

Jinekomasti probleminin cerrahi tedavisinde sonucun kalıcı olduğunu söyleyen Op. Dr. Dağdelen, hastaların bu sorundan kurtulmalarının olumsuz psikolojilerini düzelttiğine dikkat çekiyor. İşlem yaklaşık 30 dakika sürüyor ve hasta aynı gün içinde evine dönebiliyor.

Süt bezi kanallarından zengin veya ileri düzeyde sarkmayla seyreden hastalarda ameliyatın genel anestezi altında yapılması gerekiyor. Bu durumda hastanın bir gece hastanede kalması öneriliyor.

Erkeklerin 7 büyük korkusu

O, çekici, yakışıklı ve güçlü. Her kızı peşinden koşturabilecek kadar da başarılı. “Böyle bir erkeğin hayatta korkabileceği ne olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz! İnanın öyle çok ki duyduğunuzda çok şaşıracaksınız.

Bazı zamanlar kilonuzdan şikayetçi oldunuz mu? Veya eskisi kadar güzel olmadığınızı ve bu nedenle de erkeğinizin başkalarına baktığını düşündünüz mü? Eğer böyle endişeleriniz varsa size güzel bir haberimiz var. En az sizin endişeleriniz kadar erkeğinizin de bazı endişeleri var. Artık o da en az sizin kadar nasıl göründüğüne önem veriyor. Giyimine, saçına dikkat ediyor. Kilo alınca üzülüyor, kel kalmaktan ise, ödü patlıyor. İşte size erkeklerin korktuğu 7 şey…


Tüm kadınların bildiği gibi erkekler cinsel organlarının boyutlarına çok önem verirler. Çoğu erkek için beraber olduğu kadınların cinsel organlarının büyüklüğü de önemlidir. Bu nedenle erkeğinizin kendini iyi hissetmesi için onunla beraberken onun sizi mutlu ettiğini vurgulayın. Ona “Harika bir vücudun var veya seni çok beğeniyorum” gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Ona asla öyle olmadığı halde “Tanrım çok büyük” gibi şeyler söylemeyin. O, bu söylediğinizin gerçek olmadığını bildiği için, bu konuda kendine olan güvensizliği daha da artacaktır.

Para kazanamama korkusu
Her kadın, erkeğinin başarılı, karakterli ve yakışıklı olmasını ister. Ayrıca erkeklerinin iç güzelliğe de önem vermesine dikkat ederler. Tabii siz de daha az yiyerek 38 bedene ulaşsanız hiç fena olmaz. Burada önemli olan erkeğin kendine hangi konularda ne kadar güvenli olduğunu hissetmek. Özellikle para konularında bazı erkekler her zaman için kadınlardan üstün olmak isterler. Eşlerinin kendilerinden çok para kazanmalarından rahatsızlık duyarlar. Siz de çalışıyorsanız ve ondan çok kazanıyorsanız, emin olun bu onu çok fazla rahatsız ediyordur. Hatta bir gün eve çok büyük miktarda bir çekle gelmeniz onun en büyük kabusu olabilir. Ondaki bu korkuyu yenmeniz için size bazı tavsiyelerimiz var. Öncelikle paranın hayatınızda o kadar önemli bir yeri olmadığını ona hissettirin. Onu parasız olsaydı bile çok seveceğinizi, sizin için onun karakterinin ön planda olduğunu söyleyin.

Reddedilme korkusu
Erkekler çok değişik yaratıklardır. Çoğu erkek sırf reddedilme korkusundan dolayı hoşlandığı kişiye yaklaşamaz. Kendinde eksiklik hisseden erkekler genellikle karşı cinse yaklaşmakta zorlanırlar. Sizinle birlikte olduklarında ise, her zaman size ne kadar duygusal ve de istekli olduklarının sinyallerini vermeye çalışırlar. Sizinle ortak noktaları olduğuna inanmanızı sağlarlar. Bu nedenle sizin böyle durumlarda ona yardımcı olmanız gerekir. Eğer siz de ondan hoşlandıysanız bunu ona bir şekilde belli etmelisiniz. En ufak bir jestle ya da sözle ona “Ben de senden hoşlandım, yarın çıkabiliriz”in sinyalini verebilirsiniz. Bu şekilde onun kendine olan güvenini yeniden kazandırmış olursunuz.

Kel kalma korkusu
Bruce Willis ve Sean Connery, birçok kadın tarafından çok seksi ve yakışıklı bulunuyor. İkisinin ortak noktası ise, kel olmaları. Doktorlar erkeklerin çoğunun yirmili yaşlardan itibaren saçlarının dökülmesini kaçınılmaz olarak nitelendiriyor. Ayrıca yine araştırmalar, erkeklerin kel kalmalarıyla yüksek testesteron seviyeleri arasında bir bağlantı olduğunu da gösteriyor. Etrafınızdaki erkeklere dikkat edin çoğunun kel ya da kel olmak üzere olduğunu görebilirsiniz. Eğer sevgilinizin de böyle bir problemi varsa ona sürekli olarak bu haliyle çok seksi göründüğünü söyleyin.

Fazla kıl korkusu
Tatildesiniz ve birkaç gündür gördüğünüz çok yakışıklı bir erkekle ilk defa plajda karşılaştınız. Ama tişörtünü çıkarttığı anda görüyorsunuz ki o ufak çaplı bir goril. Artık ona takılmaya devam edip etmemek size kalmış. Bazı kadınlar böyle çok kıllı erkeklerden hoşlanırlarken, bazıları da nefret eder. Ama erkekler çok kıllı olmaktan pek de hoşnut değiller. Bu durumda sizin onu rahatlatmanız gerekir. Eğer onun bu halinden rahatsız değilseniz, onu bu haliyle çok beğendiğinizi ona söyleyin. Eğer rahatsızsanız, ona kibarca tüylerden kurtulmanın bazı yolları olduğunu söyleyebilirsiniz.

Ailenizle tanışma korkusu
Size göre aileniz sıradan bir şehirde, sıradan bir hayat yaşayan, sıradan bir çift. Ama erkek arkadaşınıza göre aileniz sizin hakkınızda karar verme yetkisi olan, hakim konumunda olan kişilerdir. Bu nedenle ailenizle tanışma konusu her açıldığında sizi bir şekilde atlatırlar. Bir şekilde onu ikna edip, ailenizle tanışmak için yola çıktığınızda yapmanız gereken bazı şeyler var. Öncelikle ona ailenizle tanışmak için geldiğine çok mutlu olduğunuzu ve ona olan güveninin daha da arttığını söyleyebilirsiniz. Hatta ailenizden korkuyorsa ona ailenizin eski arkadaşlarınızla da tanıştığını ve onları çok sevdiğini söyleyin.

Bağlanma korkusu

Bir erkek için kendi kendini kontrol edebilmesi çok önemlidir. Ve bu oto-kontrolün hayatta mutlu olabilmek için tek anahtar olduğuna inanırlar. Bir erkek tamamıyle aşık olduğunda içinden “Tanrım, tüm kontrolümü kaybettim. Güçsüz bir kılıbık oldum” diye düşünür. Duyguları öyle çoşkun olur ki hayatının tek amacı sizi mutlu etmek olur. Sizi kaybetmekten de çok korkar. Böyle durumlarda erkek arkadaşınız size “Sana olan aşkım beni korkutmaya başladı.” gibi sözler söyleyebilir. Sizin cevaplarınız önemlidir. Örneğin ona “Hayatım bu hislerin çok normal. Bana korkularını itiraf ettiğin için çok cesursun” gibi sözler söyleyebilirsiniz.

Erkekler kısırlık tehdidi altında

Fazla cep telefonu kullanımının erkeklerde sperm kalitesini bozuyor..

ABD’deki kısırlık tedavisi kliniklerindeki 361 erkek üzerinde yapılan bir ön araştırmada, cep telefonuyla daha fazla vakit harcayan erkeklerin sperm sayıları ve kalitesinin daha düşük, anormal sperm oranınınsa daha yüksek olduğu görüldü.

“Fertility and Sterility” dergisinde yayımlanan araştırma, cep telefonları ve diğer kablosuz cihazların sağlık üzerindeki olumsuz etkisiyle ilgili kafalardaki soruları bir kez daha gündeme getirdi.

Cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik enerjinin DNA’ya zarar vererek vücut dokusunu bozabileceği düşünülüyor.
Araştırmaya katılan erkeklere cep telefonu kullanma alışkanlıkları hakkında sorular soruldu. Bunun sonucunda günlük cep telefonu kullanımı ne kadar çoksa sperm sayısı ve kalitesinde o kadar azalma olduğu görüldü.
Günde 4 saatten fazla cep telefonu kullandığını söyleyen erkeklerin sperm sayısının araştırmaya katılanlar arasında en düşük çıktığı ve çok az kaliteli sperme sahip olduğu belirlendi.

Cleveland kliniğindeki araştırmanın başkanı Dr. Ashok Agarwal, “Elde ettiğimiz sonuçlar cep telefonu kullanımıyla azalan sperm kalitesi arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte bir neden sonuç ilişkisini kanıtlamıyor” dedi

Erkekler seksten ne bekler ?

Yaşamın vazgeçilmezi olan seks oldukça karmaşık bir olay. Kadınlar orgazm istiyor ama erkekler ne istiyor ?
Fakat erkeklerle karşılaştırıldığında cinselliğe yaklaşımları daha karmaşık olan kadınlar için aynı şeyi söylemek çoğu zaman pek mümkün olmuyor. Cinsel yaşamı görmezden gelmenin çok sağlıklı bir durum olmadığını belirten bilimadamları bu konuda birkaç önemli noktanın altını çiziyor.

Kaliforniya, ABD’de bir üniversitede Profesör olan 44 yaşındaki Carolyn seksi sevdiğini, seks yapınca kendisini daha çekici hissettiğini ve kocası Jeffrey’e daha çok yakınlaştığını söylüyor. Fakat bunun yanında yorgun bir günün ardından yatağa girince en son yapmak istediği şeyin de seks olduğunu sözlerine ekliyor.

Okula giden iki çocuğunun ödevleri ve veli toplantıları ile kendi işinin yoğunluğu birleştiğinde hayatında seks dahil hiçbir şey yapacak enerjisinin kalmadığını belirten Carolyn özellikle geceleri gün içinde yaptığı işleri düşündüğünü ve üzerinde büyük bir baskı hissettiğinden sekse ayıracak zaman bulamadığını söylüyor.
Carolyn’ın aksine bir akıl hastanesinde psikolog olarak görev yapan 51 yaşındaki Jeffrey ise günde ortalama 10 saat çalıştığını ve çoğu zaman kafasının gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerle dolu olduğunu fakat hiçbirşeyin cinsel isteklerini engellemediğini, çünkü seksin kendisini rahatlattığını belirtiyor.

Dünyada Carolyn ve Jeffrey gibi seks konusunda birbiriyle çelişen beklentilere sahip çok fazla evil çift bulunuyor. ‘The Sex-Starved Marriage: A Couple’s Guide to Boosting Their Marriage Libido’ adlı kitabın yazarı olan eviliik terapisti Michele Weiner Davis’e göre her üç evlilikten birinde partnerlerden biri eşinin sekse fazla ilgi duymamasından şikayetçi. Davis’in yaptığı araştırma ayrıca evil çiftlerin yaklaşık %20’sinin bir sene içinde 10 kereden az seviştiğini ortaya koyuyor. Davis konuyla ilgili şunları söylüyor: ‘Sağlıklı bir cinsel hayat için yazılacak bir reçete yoktur fakat yukarıdaki rakamlara bakarak eşiyle daha çok sevişmek isteyen en az bir mutsuz partner olduğunu söyleyebiliriz’.

Kadınlar, seks ve evlilik

Yapılan birçok araştırma evliliklerde sekse ilgisi azalan tarafın daha çok kadınlar olduğunu ortaya koyuyor. Chicago Üniversitesi’nde 18-59 yaşları arasındaki yaklaşık 3000 kişi üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre kadınların %22’sinin düşük cinsel dürtülere sahip olduğu erkeklerinse sadece %5’inin sekse az ilgi duyduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar erkeklerin sekse daha düşkün olmasının bir nedeninin de Viagra ve buna benzer ilaçlar olduğunu da sözlerine ekledi.
Uzmanların bir kısmı cinselliğe karşı fazla istek duymama probleminin vücut sağlığımızla ilgili olmadığını bunun günlük yaşantı rutinlerimizin getirdiği aşırı yoğunluktan kaynaklandığını belirtiyor. ‘Women’s Sexualities’ adlı kitabın yazarı klinik psikolog Carol Rinkleib Ellison kitabını yazarken 2600’dan fazla kadın üzerinde bir araştırma yaptı. Bu çalışmanın sonucunda kadınların %34’ünün yorgunluk ve duygusal dünyalarında yaşadıkları duygu yoğunluğu yüzünden sekse az ilgi duydukları ortaya çıktı. Ellison konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: ‘Kadınların bu problemini çözecek bir ilaç, krem ya da sprey yok’.

Erkeklerin cinsel dürtülerinin dış etkenlerden fazla etkilenmediği gerçeği bu araştırmalarda ortaya çıkan başka bir bulgu. Indiana, ABD’de bulunan Cinsellik, Tür ve Üreme Enstitüsü Kinsey’de çalışan uzmanların 919 erkek üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre stres ve kaygı hissi bu gruptaki erkeklerin %28’inde seks isteğini azaltıcı etkenler. Buna karşı erkeklerin %21’i de bu unsurların içlerindeki seks arzusunu artırdığını söyledi. Boston’da bulunan Kadın Akıl ve Vücut Sağlığı Merkezi’nin direktörü Alice Domar konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ‘Erkekler seksi stres giderici bir araç olarak görmeye daha meyilliyken çalışan kadınlar kocalarının seks isteklerini zaman ve enerjilerinden ödün vermek durumunda kaldıkları bir iş olarak görüyorlar’.
Uzmanlar cinsel isteksizliğin evliliklerde sorunlar yarattığına dikkat çekerken eşinin isteksiz olduğunu gören partnerin kendini reddedilmiş hissetiğini de belirtiyor. Fiziksel yakınlığın duygusal yakınlık doğurduğunun altını çizen uzmanlar şunları söylüyor: ‘Eşler gün içinde birbirlerinden ayrılırken öpüşmüyorsa, akşam aynı koltukta oturup birlikte TV izlemiyor ya da sohbet etmiyorsa bu çiftlerin iyi bir seks hayatı olması zordur’.

Testosteron faktörü

Kadınlarla karşılaştırıldığında erkeklerin libidosu stresten daha az etkilenir. Bunun sebebi erkeklerin kadınlardan 20 kat daha fazla testosteron hormonuna (erkeklik hormonu) sahip olmasıdır. Araştırmalar düşük testosterona sahip kadınların sekse az ilgi duyduğunu ortaya çıkarmıştır. Fakat Pennsylvania Üniversitesi’nde konuyla ilgili yapılan ve 35-47 yaşları arasında 326 kadının ele alındığı bir araştırmada kadınların hormon sayıları dört yıl boyunca her sekiz ayda bir ölçüldü. Sonuçlarda sekse az ilgi duyduğu söylenen kadınların testosteron seviyelerinin normal seviyede seks dürtülerine sahip kadınlarınkine yakın olduğu saptandı.

Psikolojik seks dürtüleri

Erkekler kendilerini fiziksel olarak formda hissettiklerinde akıllarına gelen ilk şey sekstir. Fakat kadın kendini en çok formda hissettiği zaman dahi cinsel ilişki istemeyebiliyor. New Jersey’de bulunan Cinsel Sağlık Merkezi’nin direktörü Sandra Leiblum konuyla ilgili olarak şöyle konuşuyor: ‘Kadının cinsel ilişkiye girmesi için gerekli olan tüm biyolojik ve fiziksel koşullar hazır da olsa kafasında ertesi gün yapacağı bin tane işi düşünmekten seks istemeyecektir’.
Bu görüşten yola çıkarak kadınların libidolarının vücutlarında değil kafalarının içinde bulunduğunu söyleyebiliyoruz.
Yapılan araştırmalar kadının özellikle negatif düşünceler içindeyken sekse çok fazla ilgi duymadıklarını ortaya çıkarmıştır. New York Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 48 yetişkine içinde bir kadın ve erkeğin birbirleri hakkında kaba sözler söylediği bir kaset dinletildi. Kasedi dinleyen kadınların %79’u bu kötü sözleri duyduktan sonra hemen erkeğin yanından uzaklaşmak isteyeceklerini söylerken erkeklerin bu sayıya yakın bir kısmı kadının söylediği sözlere sinirlenebileceklerini fakat bu durumun kadınla seks yapmalarını engellemeyeceğini belirtti.

‘Birbirinize dokunun ve kendinizi akışa bırakın’

İyi bir seks deneyiminden sonra kadının da erkeğin de daha çok sevişmek istediği de yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı başka bir sonuç. Erkeklerin ve kadınların cinsel tepki döngüleri birbirinden farklı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekir. Bir kadın sevişmek için kendini tam manasıyla arzu dolu hissetmeyi beklerse bunun çok uzun zaman alabileceğinin altını çizen uzmanlar özellikle evil kadınlarda spontane gelişen seks dürtülerine rastlanmadığına dikkat çekiyor. Romantik ortamların cinsel dürtüler için uygun ortam hazırladığını belirten Dr. Ellison sözlerini şöyle noktalıyor: ‘Partnerinize her seferinde cinsel ilişkiye girme odaklı bir yaklaşım sergilemek zorunda değilsiniz. Sadece birbirinize dokunun ve kendinizi akışa bırakın’.

Erkekte kanalların bağlanması (vazektomi) nedir?

Erkekte kanalların bağlanması nedir?
Vazektomi erkeklerin kullanabileceği, basit, güvenli, geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemidir.
Döllenmeye yapan erkek tohum hücrelerinin geçtiği kanalların bağlanıp kesilmesidir.
Cinsel ilişkiyi etkilemez.

Erkekte kanalların bağlanması ne değildir?
Vazektomi hadım etmek değildir.

Kanallar bağlandıktan sonra erkeğin görünümünde, cinsel arzu ve yeterliliğinde, cinsel doyumunda, erkeklik organının (penisin) sertleşmesinde ve boşalmasında hiçbir değişiklik olmaz.

Erkekte kanalların bağlanması nasıl yapılır?
Vazektomi hayaların üzerindeki deri uyuşturularak yapılan basit bir cerrahi işlemdir. Deriden açılan küçük bir delikten girilerek erkek tohum hücrelerini taşıyan kanallar bağlanır ve kesilir. İşlem 10-15 dakika sürer. Deride hiç iz kalmaz. İşlem yapıldıktan sonra hemen eve veya iş yerine dönülebilir.

Erkekte kanalların bağlanması nasıl etkili olur?
Vazektomi işlerinde kanallar bağlanıp kesildiği için hayalarda (testislerde) oluşan erkek tohum hücreleri (spermler) cinsel ilişkide boşalan sıvıya (meniye) geçemez ve kadının yumurtasını dölleyemez.

Erkekte kanalların bağlanması ne zaman korumaya başlar?
Vazektomi işleminden sonraki ilk 20 boşalmada meni içinde hala erkek tohum hücresi olacağı için bu sürede başka bir aile planlaması yöntemiyle (kılıf gibi) korunmak gerekir. Yirmi boşalmadan sonra mümkünse vazektomi uygulayan klinikte erkek tohum hücresi sayımı yaptırmak gerekir. Sayımda erkek tohum hücresi görünmüyorsa artık başka bir ek yöntemle korunmaya gerek yoktur.

Erkekte kanalların bağlanması kimler için uygundur?
Kesinlikle daha fazla çocuk istemeyenler
Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler

Erkekte kanalların bağlanmasında karar nasıl verilmelidir?
Geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemi olduğundan ileri pişmanlık duyulmaması için işlemden önce danışmanlık hizmeti mutlaka alınmalı, bilinçli olarak karar verilmeli ve rıza formu her iki eş tarafından imzalanmalıdır.

Erkekte kanalların bağlanması hakkında daha fazla bilgil nerelerden alınabilir?
Sağlık Bakanlığı
Doğumevleri ve Devlet Hastanelerinin Aile Planlaması Klinikleri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri ve Üroloji Klinikleri

Ana-Çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri
Sağlık Ocakları
Sağlık Evleri

Sosyal sigortalar kurumu
SSK Doğumevleri ve Hastanelerinin Aile Planlaması Klinikleri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri ve Üroloji Klinikleri

Üniversite hastaneleri
Aile Planlaması Klinikleri, Kadın Hastalıkları, Doğum Klinikleri ve Üroloji Klinikleri

Antropoz döneminde cinsel hayat tamamen biter mi?

Antropoz, kadınlardaki menopoz gibi erkeklerde cinsel hayatı ani bir kesilmeye uğratan bir süreç, bir olgu değildir. Antropoz belirli bir zaman dilimine yayılan bir süreçtir. Genellikle 30′lu yaşlardan itibaren erkeklik hormonu azalmakla birlikte antropoz belirtileri 50 ve 55 yaşlarından sonra daha belirgin hale gelmeye başlar. Bir erkek antropoza girse bile cinsel isteği belirli bir düzeyde devam edebileceği gibi baba olma kabiliyeti yani sperm fonksiyonları da uzun bir süre, bazı kişilerde 70′li 80′li yaşlara kadar devam edebilecektir. Halbuki kadınlarda menopoz yani adetten kesilme aynı zamanda doğurganlığın da bitmesi olarak algılanabilir. Antropoza girmiş erkeklerde doğurganlık yada baba olma kabiliyeti sürse bile elbette meninin miktarı, fışkırma gücü, cinsel kabiliyetin, performansın ve sertleşmenin yeterliliği belirli oranda azalacaktır. Ama bunlara rağmen yine de ileri yaşlara kadar bir cinsel hayatı belirli ölçüde sürdürmek mümkündür.

Eşim antropoza girdi ona nasıl davranmalıyım?

Antropoza girmesi dolayısıyla psikolojik olarak son derece hassas bir süreçten geçen erkeklere eşlerinin iletişim sorunlarına yardımcı olma anlamında destekleri çok önemlidir. Antropoz sürecinin yine tıpkı kadınlardaki gibi menopoz dönemi gibi rahat atlatılmasının en önemli temel kriteri mutlu bir aile hayatı ve aile içindeki iletişiminin kesintisiz ve moral açısından yüksek bir seviyede sürdürülmesidir. Erkeklerin antropoz döneminde en çok etkilendikleri konu cinsel performanslarının düşmesi sebebiyle eşleriyle eskisi kadar kaliteli bir cinsel ilişki yaşayamamalarıdır. İşte bu dönemde partnerleri, eşleri erkeklere bunun doğal bir süreç olduğunu söylerler ve cinsel birlikteliğin tamamen fiziksel ilişki olmadan da, duygusal düzeyde de çok kaliteli yaşanabileceğini ima etmeleri erkeklerin moralleri üzerinde son derece olumlu etki gösterecektir.