Kategori arşivi: Çocuklar

çocuklarda kalsiyum

Kalsiyumsuzluk Kısa Boy Nedeni

çocuklarda kalsiyumKalsiyum Eksikliği

Kalsiyumun kemik gelişiminde önemli bir yeri olduğunun bilindiğini fakat yeterince önem gösterilmediğini vurgulayan uzmanlar, kalsiyum bakımından fakir beslenmenin sonucunun da kısa boylu olmak olduğunu belirtiyor.

Dr. Yasemin Bardley, ülkemizde çocukların boylarının Avrupalı akranlarına göre kısa olmasında da kalsiyum bakımından fakir beslenmenin rolünün büyük olduğunu söyledi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yasemin Bradley, insan bedeninde en çok bulunan minerallerden biri olan kalsiyumun, çocukların kemik gelişiminde çok önemli bir yeri olduğunu herkesin bildiğini fakat bu konuya yeterince önem verilmediğini söyledi.

Günümüz çocuklarının 40 yıl öncesine göre daha fazla yağ, şeker ve tuz içeren yiyeceklerle beslendiğini belirten Dr. Bradley bu durumun çocuklarda obeziteye yol açtığı konusunda uyarıda bulundu.

Çocuklarda Kalsiyum Eksikliği

Son dönemlerde çocukların doğal gıdalardan çok, sağlıksız olan fast-food yiyeceklere yöneldiğini ifade eden Dr. Yasemin Bradley, bu durumun çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilediğini belirterek çocukların en doğal içecek olan su yerine şekerli ve asitli içecekler tüketmelerinin sağlık açısından büyük risk taşıdığını belirtti.

Günümüz çocuklarının TV ve bilgisayar karşısında uzun saatler geçirdiğine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yasemin Bradley şunları söyledi:

“Ülkemizde çocukların boyları Avrupalı akranlarına göre daha kısa. Bunda kalsiyum bakımından fakir beslenmenin rolü büyük. Çocukların düzenli olarak kalsiyumda zengin gıdalar ile beslenmesi, su içmesi, kalsiyumun en iyi kaynakları olan süt ve süt ürünleri, balık ve kuru baklagillerin tüketilmesi çok önemlidir” dedi.

çocukta iştahsızlık

Çocuğunuzun İştah Problemi Mi Var?

çocukta iştahsızlıkÇocuklarda İştahsızlık

Büyüme ve iştahsız çocuk merkezi yaklaşımı, klinik ve teknik olanakları geliştirilerek “Büyüme ve İştah Bozuklukları Merkezi” olarak International Hospital Etiler Tıp Merkezi’ nde yapılandırıldı. Merkezin kurucu hekimi Prof.Dr. Benal Büyükgebiz’ in büyüme ve iştah bozuklukları ile ilgili görüşlerini aldık.

Çocukluk döneminin en önemli özelliği “büyüme”dir. Büyüme, vücut ağırlığının ve boy uzunluğunun ölçülmesiyle izlenir. İlk yıllarda ve ergenlikte büyüme hızlı olmakla birlikte tüm çocukluk yaş grubunda büyüme devam eder. Eğer çocuk kendi yaş grubuna uygun (normal) sınırlarda büyüyor ise, bu durum onun sağlıklı olduğunu düşündürür. Büyümenin yavaşlaması veya durması ise, çocuğun sağlıksız olduğunun göstergesidir. Mutlaka araştırılmalı ve sorun belirlenerek tedavi edilmelidir.

Hayatın ilk beş yılı içinde büyümeyi etkileyen en önemli faktör beslenmedir. Daha sonra hormonlar da etkili olmaya başlar. Genetik potansiyel ve geçirilen hastalıklar da büyüme üzerinde etkili olduğunu bildiğimiz diğer faktörlerdir. Beslenme- büyüme arasındaki bu gerçek ve önemli ilişki nedeniyle yetersiz beslenme durumunda büyüme geriliği beslenme yetersizliği ortaya çıkar. Daha anlaşılır olmak için çocuk zayıf ve/veya kısa boylu olur demek daha doğrudur.

Bazı durumlarda, çocuğun hem boy uzunluğu hem de vücut ağırlığı geri kalır. Başka bazı durumlarda ise, çocuğun boyu geri kalsa da boya göre vücut ağırlığı normal sınırlarda büyümeye devam edebilir. Kısaca değişik nedenlerle hem boy uzaması hem de kilo artışında sorunlar yaşanabilir. Önemli olan sorunun nedeninin kısa zamanda belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması, gerekiyorsa tedavisinin yapılmasıdır.

Büyüme, beslenme ve iştah arasındaki kuvvetli ilişki nedeniyle, iştahsızlık büyümeyi çok önemli derecede risk altına sokan bir durumdur. Bu nedenle büyüme ve iştah bozukluğu olan çocuklar bir bütün olarak değerlendirilmeli ve her hastaya bu bilimsel gerçekler doğrultusunda yaklaşım yapılmalıdır” diyen Prof.Dr. Benal Büyükgebiz sözlerine şöyle devam ediyor: “Her hasta tektir ve kendisine özgü çok önemli özellikler içerir. Sabırla, zaman ayırarak sorunun tüm detaylarını öğrenilip uygun tetkiklerle doğru tanı koymak gerekir.”

İştahsızlığın Nedenleri Nelerdir?

İştahsızlığın içinde çok farklı açılımlar vardır. Bazen kardeşini kıskanmak tek neden olabildiği gibi bazen yeme becerilerinin gelişmemiş olması tek sorumlu olabilir. Kimi zaman da mide-bağırsak sisteminin bir hastalığı iştahsızlığa neden olur. Çocuk haklı bir nedenle yiyemez ancak anne bilmediği için baskı yapar. Çocuk doğal olarak buna tepki olarak ağzını açmama, başını çevirme gibi bir davranış geliştirir. Ve ön planda biz bu tepkiyi görürüz. Bu nedenle de altta yatan neden ihmal edilebilir, gözden kaçabilir. Böylece birden fazla sayıda etken, sebep-sonuç ilişkisi içinde iştahsızlık sorununu arttırabilir. İştahsızlığın nedeni ve sonucu olan klinik durumlar bir arada düşünülmelidir. Sorunu çok yönlü değerlendirmek gerekir. Ayrıca konu içerdiği tüm disipliner özellikleriyle teknolojinin ve bilimin desteklediği bir ekip yaklaşımı da gerektirir. Bu nedenle çok özel bir konudur.”

İştahızlık Boy Kısalığına Neden Olur Mu?

Boy kısalığının önemli bir nedeni de uzun süreli yetersiz beslenmedir. Bir çocuk yetersiz besleniyorsa önce vücut ağırlığının artış hızı azalır. Daha uzun sürerse kilo alışı durur. Hatta çocuk kilo verebilir. Yetersiz beslenme durumu daha da uzun sürecek olursa boy uzunluğu da etkilenir. Çünkü önce uzama hızı azalır, daha sonra yetersiz beslenmenin ağırlığı ile ilgili olarak boy uzaması durur. İşte bu durumda bir süre sonra boy kısalığı ortaya çıkar. Yetersiz beslenme özellikle çocuğun günlük enerji ihtiyacını karşılayamaması şeklinde ortaya çıkar.

Boy kısalığı ile karşılaşıldığında öncelikle kronik hastalıkların olmadığı durumda çocuğun yeterli beslenip beslenmediği dikkatlice sorgulanmalıdır. Bu amaçla güvenilir diyet analizi yapılmalıdır. Çocuğun günlük enerji-protein gibi besin öğelerin ihtiyaçları belirlenmeli, tükettiği yiyeceklerle bunu karşılayıp karşılamadığı dikkatle araştırılmalıdır. Daha sonra da gerekli beslenme takviyeleri yapılarak bu koşulda bir süre boy uzunluğundaki artış yakından izlenmelidir. Eğer çocuk yeterli beslendiği halde boy uzamasında hızlanma temin edilemez ise, bu durumda da bazı hormon hastalıklarının varlığı araştırılmalıdır.

Yetersiz beslenmeye bağlı olarak ortaya çıkan boy kısalığının en önemli nedeni çocuklarda sıklıkla ve yoğun olarak yaşanan iştahsızlıktır. Bu nedenle iştahsız çocuk, çok yakından izlenmeli, büyüme hızının geri kalıp kalmadığı dikkatlice araştırılmalıdır. Büyümenin normal sınırlarda devam etmesi durumunda, iştahsızlık çocuk için önemli bir sorun oluşturmaz. Ama büyüme geri kalıyorsa konu mutlaka uzmana danışılmalıdır.

İştahsızlığın nedeni ne olursa olsun, iştahsız çocuğun risk altında oluşudur. Bu nedenle her iştahsız çocuk, önce vücut ağırlığı ve boy uzunluğu dikkate alınarak değerlendirilmeli; beslenme yetersizliği/büyüme geriliği araştırılmalıdır. Merkezimizde çocuğa özel bir bilgisayar programı ile büyüme analizi yapılır. Çocuğun adale kitlesi ve yağ dokusu da dahil olmak üzere beslenmesi detaylı incelenir. Yine bilgisayarlı diyet analizi ile beslenmesi sorgulanır. Yeterli olup olmadığı araştırılır. Sonuçlara göre tedavisi planlanır.

Kız ve erkeklerde büyüme hızı

İlk 1 yaşta; yılda 25 cm
1 – 2 yaş arası; yılda 10 – 12 cm
2 – 4 yaş arası; yılda 10 – 12 cm
4 – 12 yaş arası yılda 5 cm büyürler
Daha fazla bilgi için : Alo International 444 0 663

çocuğa cinsel bilgi

Çocuga Nasıl Cinsel Bilgi Verilmeli

çocuğa cinsel bilgiÇocuğa Cinsel Bilgi

Çoğumuz cinsiyet ve üreme konusunda, anne babalarımız tarafından yeterince eğitilmemiş olmamızın acısını çekmişizdir. Bu yanlış tutumu çocuklarımıza karşı sürdürmemiz yanlış ve gereksizdir. Bizler için cinsellik ve üreme ile ilgili bilgi ne kadar önemli ise, çocuklar açısından da o denli gereklidir. Küçük çocukların cinsellikle ilgili soruları, cinsel duygular değil, üreme konusudur. Genellikle çocuklar 2-3 yaşlarında en geç 4 yaşında soru sormaya başlarlar. Bebekler nasıl olur?, Ben nereden geldim? bu soruları gerçeklere dayanarak çocuğunuzun yaşını göz önüne alarak kısaca yanıtlayın. Çocuğunuz cinsellik ile ilgili bilgileri sizden edinsin, bilgileri aktaran siz olun ki cinsiyet ve üreme ile ilgili bilgileri başkaları ile konuşması gerektiğini düşünmesin. Tartışmaktan kaçınmayın kötü, yasak, diye düşünmesin.

Sorduğu soru ne olursa olsun (cinsellik üreme) her şeyi bir çırpıda anlatmaya çalışmayın. Kısaca sadece sorulan soruyu doğru yanıtlayın. Anne, babaların çoğu sorulan sorulan sorulara hayvanlar, böcekleri örnek gösterirler. Ancak çocuk bundan tatmin olmaz. Onları ilgilendiren gerçek olgulardır. Çocuğunuz size cinsellik ve üreme ile ilgili sorduğu soru karşısında bu ne biçim bir soru edası ile ona bakmayın. Suratınızı buruşturup telaşa kapılmayın doğal olun.

Çocuğa Cinsel Doğru Bilgi

 

Çocuğunuzun sorduğu soruyu yanıtlamanın en iyi yolu belki de döl yatağı içerisinde fetüsün ne şekilde geliştiğini gösteren resim ya da kitaplardır. Hem meraklı gözler ile izleyecek hem de soruya yanıt alacaktır. İleride doğru olarak yanıtladığınız bu bilgileri hatırlayacak, doğru kullanacaktır. Çocuklar anne-babalarından edindikleri bilgileri arkadaşları ile paylaşırlar, bunda da bir sakınca yoktur. Ancak kendi cinsel yaşantınız ile ilgili bilgileri vermeyin. Böyle bir soru sorduğunda bunun sizin için özel olduğunu, paylaşmak istemediğinizi belirtin. Çocuğunuz sizi çıplak giyinirken, görürse doğal olun sakınmayın anne’nin ya da baba’nın anatomik yapısını gözlemler. Bunu özellikle yapmayın uzun süre çıplak dolaşmayın. Çocuğunuz karmaşık duygular içinde kalabilir. Çıplaklığınızın tahrik edici, cinsel yönden uyarıcı bir nitelikte olmaması gerektiğini unutmayın.

çocuklarda cinsellik

Çocuklara Cinsellikte Nasıl Davranılmalı

çocuklarda cinsellikÇocukları Doğru Bilgilerle Süsleyin…

Anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.

Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez.Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.

Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.

Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.

Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;

ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz.En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir.Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan – makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyeleşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.

Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım.Odasının kapısını kitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır.Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.