Kategori arşivi: Böbrek

böbrek

Böbrek Bekleyen Sayısı Artıyor

böbrekBöbrek Bekleyen Sayısı Artıyor

Uzmanlar, Türkiye’de geçen yıl bin 50 beyin ölümü gerçekleştiğini, ancak bunlardan sadece 269′nun organlarının şifa bekleyen hastalara umut olduğunu söyledi.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Uzman Dr. Pelin Taşdemir, SÜ Rektörlüğü tarafından Konya E Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumundaki hükümlü ve tutuklular için düzenlenen “Eğitim Programı” kapsamında “Organ Bağışının Önemi” konusunda konferans verdi.

Toplumun bilinçlenmesiyle organ bağışı oranının artacağını ve yaşamak için umut bekleyen hastaların hayata dönebileceğini ifade eden Taşdemir, “Ülkemizde 60 bin kronik böbrek yetmezliği olan hastamız var. 18 bin 250 kişi böbrek, 195 kişi kalp nakli için sıra bekliyor. Ülkemizde geçen yıl bin 50 beyin ölümü gerçekleştiği halde kadavralardan sadece 269 organ nakli yapıldı. İnsanlarımızı organ bağışı konusunda eğitmeli ve başkalarına umut olmalıyız” dedi.

“Endişelerinizden kurtulun”

Toplumda insanların organlarını bağışlama konusunda endişeye kapıldığına dikkati çeken Taşdemir, şunları kaydetti:

“Beyin ölümümüz gerçekleşmeden organlarımız alınır korkusu yaşıyorlar. Beyin ölümünün gerçekleştiğine 4 hekim karar verir. Bu endişeleri toplumun yenmesi gerekiyor. Dinimiz açısından uygun olmadığı inancına Diyanet İşleri Başkanlığımız da karşı çıkıyor. Organ bağışında bulunarak umudunu kaybetmek üzere olan insanları hayata döndüreceğimiz için sevap işleriz.”

“Organ nakli her açıdan faydalıdır”

Organ naklinin topluma pek çok yönüyle faydalı olduğunu vurgulayan Taşdemir, “Organ nakliyle kısa ömürleri uzatabiliriz. Diyaliz hastalarının devlete olan maliyeti çok yüksektir. Böbrek nakliyle bu masraf ortadan kalkar ve böylelikle bütçeye katkı da sağlanır. İnsanların yaşam kalitesi artar. İş gücü kaybını kazanca dönüştürdüğü için insanlar organlarını bağışlayarak devletin bütçesine de katkıda bulunur” diye konuştu.

Beden ve zihin sağlığı açısından sağlıklı bireyin ailesinden izin alarak organlarını bağışlayabileceğini anımsatan Taşdemir, konferans sonunda organ bağışında bulunmak isteyenler için hazırlanan doku ve organ bağış belgelerini cezaevi yönetimine teslim etti.

böbrek sağlığı

Böbrekleriniz Sağlıklı Mı?

böbrek sağlığıBöbrek Sağlığı

Eczacıbaşı Holding, böbrek sağlığı konusunda toplum bilincini artırmak amacıyla yeni bir kampanyaya imza atıyor.

1-11 Mart tarihleri arasında yürütülecek “Böbrekleriniz Sağlıklı mı?” adlı kampanya, böbrek hastalıklarında erken teşhisin önemine dikkat çekecek  Eczacıbaşı Holding, toplum sağlığına yönelik sosyal sorumluluk projelerini, 8 Mart “Dünya Böbrek Günü” çerçevesinde yürütülecek “Böbrekleriniz Sağlıklı mı?” isimli yeni bir kampanya ile sürdürüyor.

Böbreklerin sağlık üzerindeki kritik öneminin anlatılacağı kampanyada, böbrek rahatsızlıklarında erken teşhisin önemi ve tedavi seçenekleri konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi hedefleniyor.  Kampanya için bilinçlendirme filmi hazırlandı “Böbrekleriniz Sağlıklı mı?” kampanyası kapsamında 8 Mart’ta Türk Böbrek Vakfı’nda böbrek sağlığının öneminin vurgulanacağı bir panel düzenlenecek. Kampanya, gazete ilanlarının yanı sıra, TV ve sinemalarda gösterilmek üzere hazırlanan 30 saniyelik bir kısa filmle de duyurulacak.

Kanyon Alışveriş Merkezi’nde kurulacak standlarda dağıtılacak broşürler ve su sebilleriyle de kamuoyunun böbrek sağlığı konusunda bilinçlendirilmesine katkı sağlanacak. Hasta sayısında son bir yılda yüzde 10 artış  Yaklaşık 42 bin diyaliz hastasının bulunduğu Türkiye’de son bir yılda hasta sayısında yüzde 10 artış görüldü. Son dönemde böbrek yetmezliği hastalarının yüzde 76’sı hemodiyaliz, yüzde 13’ü periton diyalizi, yüzde 11’i ise böbrek nakli ile tedavi ediliyor. Diyaliz tedavisi gören bir böbrek hastasının devlete bir yıllık maliyetinin 28 bin dolar olması, böbrek yetmezliğinin ülke ekonomisi üzerindeki önemine de işaret ediyor.

Böbrek Yetmezliği

Yüksek tansiyon ve diyabet, böbrek yetmezliğine yol açabiliyor.Yapılan istatistikler her 10 kişiden birinin böbrekleriyle ilgili bir rahatsızlığı olduğunu ortaya koyuyor. Böbrek hastalıklarının sinsi bir şekilde ilerlemesi, kronik böbrek yetmezliği oluşmadan önce erken teşhisin önemini arttırıyor. Diyabet ve yüksek tansiyon, böbrek yetmezliğine neden olan rahatsızlıkların başında geliyor. Bu tip rahatsızlıkları olan kişilerin bir nefroloji uzmanı tarafından takip edilmeleri ve tedavilerinin düzenlenmesi uzun bir süre diyalize ihtiyaç duymadan hayatlarını devam ettirebilmelerine olanak sağlıyor.

Böbrek rahatsızlıklarının belirtileri arasında halsizlik, idrar anormallikleri, kusma, bulantı, vücutta şişme, kan basıncında yükselme, uyku hali, kansızlık, ciltte renk değişikliği, kaşıntı, iştahsızlık ve baş dönmesi yer alıyor. Böbrek yetersizliği teşhisi için basit bir idrar ve kan testi yeterli oluyor.

böbrek taşları

Böbrek Taşı Nedir? Kimlerde Görülür?

böbrek taşlarıBöbrek Taşı Nedir? Kimlerde Görülür?

Soru:

Böbrek taşı nedir?

Cevap:

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Normalde böbreklerimiz kandan süzülen, vücut için gereksiz olan fazla sıvıyı idrar şeklinde atar. Bu sırada bazı katı maddeler idrar yollarının içine çökerek böbrek taşlarını oluşturur. İdrarı oluşturan suyun az, beraberinde atılan maddelerin fazla olması, idrar içinde taş oluşumunu engelleyici bazı maddelerin azlığı gibi faktörler böbrek taşlarında rol oynar.

Kimler risk altında?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Erkeklerde 2-3 misli daha fazla görülür. Taş öyküsü olan hastaların yarısında sonraki 10 yıl içinde tekrar taş oluşumu rastlanır. Diğer risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:
• 20-40 yaş arasında olanlar,
• Ailede taş öyküsü,
• Tek ya da anormal yapıdaki böbrekler,
• Sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenler,
• Kullanılmakta olan ilaçlar (bazı idrar söktürücüler. mide asidini azaltıcı ilaçlar, guatr ilaçları, kalsiyum, D vitamini, C vitamini, kortizon, bazı antibiyotikler),
• Proteinden zengin beslenenler,
• Az su içenler,
• Fazla hareket etmeyenler, yatalak hastalar,
• Bazı ince bağırsak hastalıkları veya ameliyatları geçirmiş olanlar,
• idrarda kalsiyum, oksalat, ürik asit gibi minerallerin yüksek düzeylerde bulunması,
• İdrarda sitrat azlığı (sitratm taş oluşumunu önleyici etkisi vardır),
• İdrar pH’ındaki değişiklikler (çok düşmesi ya da çok yükselmesi),
• Aşırı egzersiz yapan, sıcak iklimlerde yaşayan, sıcak ortamlarda çalışmak zorunda olan kişiler (daha çok terlemeyle sıvı kaybettiklerinden idrar miktarları azalır).

Böbrek taşlarının hepsi aynı yapıda mıdır?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
İdrar yollarında çok farklı yapıda taşlar oluşabilir. Kalsiyum taşları en sık görülen taşlardır. Sıklıkla kalsiyum oksalat bazen de kalsiyum fosfat yapılarında oluşurlar. Kalsiyum ve oksalat idrarda fazlaysa bu tür taşların oluşumuna neden olurlar. Vücuttaki paratiroid hormonunun fazlalığı, kanser, bazı böbrek hastalıkları bu tür taşlara zemin hazırlayabilir. Enfeksiyon taşları genellikle iri böbrek taşları halinde karşımıza gelirler. Bazı mikroorganizmaların idrardaki üreyi parçalayan enzim salgılamasıyla alkali hale gelen idrarda çöken taşlardır. Kadınlarda daha sık görülür. Ürik asit taşları etten zengin diyetle beslenenlerde oluşan asit yapıdaki idrarda çöken taşlardır. Gut hastalığı ve bazı kemoterapiler oluşumunu kolaylaştırır. Direkt çekilen röntgen filmlerinde görünmeyen taşlardır. Ultrasonografı ve bilgisayarlı tomografi incelemeleri ile tanı konur. Sistin taşları sistin metabolizmasının bozuk olduğu durumlarda görülebilen taşlardır. Çok nadir görülür ancak sık nüks ederler.

böbrek taşı belirtileri

Böbrek Taşının Belirtileri ve Tedavisi

böbrek taşı belirtileriBöbrek Taşının Belirtileri ve Tedavisi

Soru:

Böbrek taşlarının belirtileri neler?

Cevap:

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Böbrek içinde yerleşmiş olan taşlar eğer idrar akışını engellemiyorsa şiddetli ağrıya neden olmaz. Bel ve sırt bölgelerinde hafif adale ağrısı benzeri yakınmalar olabilir. Böbreğin tamamı taşla dolu olduğu halde hasta hiç rahatsızlık hissetmeyebilir. Ağrı, taşm idrar yolunu tıkadığı durumlarda ortaya çıkar. Tıkanmanın ani ve tama yakın olması şiddetli taş sancısına neden olur. Ağrının nedeni taşm gerisindeki idrar yolu içinde basıncm artmasıdır. “Doğum sancısından bile kötü” diye tarif edilen ağrı sırasında sıklıkla bulantı, kusma gözlenir. Ağrı, taş böbrek çıkışını tıkıyorsa ya da üretere (böbrekle mesane şeklinde tarif edilen idrarda kanamadır. Ayrıca idrarın bulanık ve tortulu gelmesi, kokulu idrar yapma gibi bulgular da olabilir. Bir de idrar yolu taş hastalığına sıklıkla enfeksiyon eşlik eder. îdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma gibi bulgular görülebilir. Enfeksiyonun böbrekleri etkilediği durumlarda yüksek ateş gözlenebilir.

Nasıl tanı konur?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Bazı böbrek taşları genel sağlık muayeneleri sırasında çekilen filmlerde tesadüfen saptanır. Daha sıklıkla şiddetli ağrı ve idrarda renk değişikliği olan hastalarda yapılan idrar tahlili ve ultrasonografık görüntülemeyle tanı konur. Böbrek ve mesane arasındaki kanal (üreter) içine girmiş taşların tanısında ultrasonografık inceleme yetersiz kalıyor; bilgisayarlı tomografiyle net tanı konması mümkün oluyor. Kontrast vererek çekilen görüntüleme yöntemlerinde ise böbrek fonksiyonları yanında idrar yolları anatomisinin değerlendirilmesi de mümkün.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

İdrar yollarında taş saptandığında eğer hastanın çok şiddetli ağrısı varsa öncelikle ağrının kesilmesi ve hastanın rahatlatılması gerekir. Daha sonra taş ya da taşlarla ilgili ayrıntılı değerlendirme sonucuna göre tedavi planlanır. Çok iri olmayan bazı taşlar böbrekten çıkıp böbrek -mesane arasındaki üreter denilen yaklaşık 4 milimetre çapındaki kanal içinden ‘fazla ağrı yapmadan’ mesaneye inebilir ve oradan da idrar yaparken üretra denilen mesaneden sonraki yol içinden geçerek dışarı atılır. Zaman zaman ağrı yapsa da yüzde 85 olguda taşlar rahat düşebilecek boyuttadır ve 2-3 günlük süre içinde idrarla atılırlar. Daha irice olan taşların düşürülmesi sıkıntılıdır. 5 milimetre çapındaki taşın düşme olasılığı yaklaşık yüzde 50′dir.

böbrek taşı tedavisi

Böbrek Taşı Tedavisi: Ameliyat-İlaç

böbrek taşı tedavisiBöbrek Taşı Tedavisi: Ameliyat-İlaç

Soru:

Böbrek taşına ameliyat ne zaman gerekir?

Cevap:

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Böbrek içindeki taşları bazen çok iri boyutlarda görebiliriz. Taş büyüdüğü dönemde tıkanıklık yapmazsa farkına varılmadan çok büyüyüp böbreğin tamamını doldurabilir. Bu taşlara girintili çıkıntılı yapılarından dolayı staghorn (geyik boynuzu) veya koraliform (mercan biçiminde) taşlar denir. Mutlaka ameliyatla taşların temizlenmesi gerekir.

İlaçlarla tedavi mümkün mü?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Taş sancısının çok şiddetli olduğu durumlarda hasta genellikle acil serviste görüldüğünden tedavi amacıyla güçlü ağrı kesicilerin kullanılması gerekir. Ancak böyle bir tedavinin verilebilmesi için taş dışı olabilecek sebepler kesin ekarte edilmelidir. Bunun dışında taş hastalarında koruyucu amaçla bazı ilaç tedavileri verilir. Taşın cinsi biliniyorsa ve bazı kan-idrar tahlilleriyle altta yatan problemirj ne olduğu saptanabiliyorsa nedene yönelik risk azaltıcı ilaç tedavileri verilebilir.

Hangi durumlarda girişim gerekir?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
3-4 haftalık bir süre içinde hasta, taşını düşüremediyse ya da tanı konduğunda 10 milimetreden iri bir taşın olduğu saptanmışsa girişimsel tedaviler planlanır. İdrar yolunu tıkamayaı hastaya herhangi bir rahatsızlık vermeyen, böbrek içindeki kaliks denilen küçük odacıklar içinde yerleşmi taşlar bir süre takip edilebilir. Ancak genel kanı bu tür taşların da hasta için en az riskli yöntemlerden birini seçerek tedavi edilmeleridir. Böbreğin tamamını ya da büyük kısmını dolduran taşlar bir rahatsızlık vermese de zaman içinde enfeksiyon, böbrek fonksiyonlarını ciddi bozma ve kansere yol açma gibi riskleri nedeniyle mutlaka ameliyatla çıkarılmaları gerekir. Böbreklerin girişim sonrası taşsız hale gelmeleri çok önemlidir.

Endoürolojik girişimler neler?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
• Şok dalga (SWL): vücut dışından gönderilen ses dalgalarıyla taşın kırılması.
• Üreteroskopik (URS): İdrar yolundan girilerek yapılır.
• Fleksıbl üreteroskopik (F-URS): Önceleri yalnızca üreter (böbrekle mesane arasmdaki kanal) taşları için uygulanıyordu. Gelişen teknolojilerin yardımıyla gövdesi kıvrılıp bükülebilen, ucu yönlendirilebilir çok ince cihazlarla böbrek içindeki fazla iri olmayan taşlara müdahalede kullanılıyor.
• Perkütan (PNL): İri böbrek taşlarında artık ideal tedavi olarak kabul ediliyor. Bu yöntemde önce sırtın yan tarafından yaklaşık 1.5 santimlik bir keşi yapılıyor. Sonra 1 santimlik borunun içinden böbrekteki taşlar temizleniyor.

Taşlar bütün olarak mı çıkarılıyor?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Vücut içinden taşa ulaşılarak yapılan endoskopik tedavilerde küçük boyuttaki taşlar bütün olarak çıkarılıyor. Bütün çıkarılması mümkün olmayan iri taşlar ise lazer, pnömatik, ultrasonik gibi değişik sistemlerle çalışan taş kırma jeneratörlerinin yardımıyla ile kırıldıktan sonra özel taş yakalayıcı kateterler ile almıyor.

Hastanede yatmak gerekir mi?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
SWL tedavisi hastanede yatmadan uygulanıyor, URS tedavisinde hastalar aynı gün veya bir gün sonra taburcu edilirken PNL uygulamaları sonrasında genellikle 2-3 gün hastanede kalmaları gerekir.

Şok dalga tedavisi nasıl uygulanıyor?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
1-2 santime kadar oları böbrek taşlarında ve üreter taşlarında X-ray ya da ultrasonografik görüntüleme kılavuzluğunda uygulanır. Kuvvetli ağrı kesiciler ya da anestezi altında vücut dışından gönderilen ses dalgalarıyla taşın üzerine odaklanarak taşların kırılması amaçlanır. Seans sonrası hastalar bol su içip hareket ederek kırılan taşlarını dökmeye çalışır. Nadiren, irice taşların tedavilerinde taşların rahat dökülmeleri ve bu süreçte tıkanıklığa yol açmamaları için tamamı idrar yollarının içinde kalan özel bazı kateterler yerleştirmek gerekebilir (DJ kateter). Böbrek taşlarının tedavilerinde şok dalgaları kaçınılmaz şekilde böbreğin parankim denen etli kısmına da gelir ve genellikle tedavi sonrası birkaç gün devam eden kanlı idrar yapma gözlenir. Bu nedenle bu tür tedaviler öncesinde kan sulandırıcı ilaçlar mutlaka kesilir.

Perkütan böbrek cerrahisi nedir?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
2 santimden büyük, şok dalga tedavisinin başarısız olduğu veya olacağı düşünülen diğer tüm taşlar için uygulanan bir ameliyattır. Her yaş grubuna yapılabilir. İşlemi şöyle özetleyebiliriz: Önce sırtın yan tarafından böbrek üzerine yakın bir yere 1.5 santimlik bir keşi yapılır. Buradan börek içine 1 santimlik boru yerleştirilir. Borunun içine konulan özel endoskoplarla (nefroskop) ulaşılan taşlar bütün olarak ya da kırılarak çıkarılır. Ameliyatın sonunda genellikle böbrek içine bir kateter yerleştirilir (nefrostomi). Ertesi gün çekilen kontrol grafileri sonrası kateter çekilir ve yara yerinden gelen idrarın kesilmesiyle hastalar taburcu edilir.

Hastanede ne kadar yatmak gerekir?

Prof. Dr. Sinan Zeren:
Ameliyat genellikle hastanede 2-3 gün yatmayı gerektirir. Taburcu olduktan 7-10 gün sonra normal yaşantıya dönülür. Ameliyat öncesi ve sonrası erken dönemde Aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar mutlaka kesilmelidir.