8 Haziran 2017 Perşembe

Gıda İntoleransı Nedir?


Gıda İntoleransı Nedir?


Yediğimiz ve sağlıklı olduğunu bildiğimiz birçok besin, vücudumuzda olumsuz etkiler meydana getiriyor olabilir. Örneğin çok sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bir yumurta eğer vücudumuz tarafından sindirilemiyor ise, vücudumuz bu yumurtanın içindeki proteinlere karşı savunma oluşturmaya başlar. Bu olumsuz etki "Gıda İntoleransı" olarak adlandırılır ve vücutta kilo almadan, birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuzluklara yol açar.

Gıda intoleransı nasıl oluşur?

Besinlerin yenmesi ve vücudumuzdan atılmaları arasındaki süreçte besinler sürekli parçalanır. İlk olarak ağızda parçalanan besinler, daha sonra mide asitleri ve hareketleri ile belli bir kıvama gelir ve bağırsağa geçerler. Bağırsaktaki çeşitli enzimler sayesinde bu besinler en küçük parçalara kadar ayrıştırılırlar. Besinlerdeki proteinler, bu ayrışma sırasında daha küçük parçalara, yani amino asitlere bölünür ve kana karışarak vücutta gerekli yerlerde kullanılmak üzere yolculuk ederler.

Bazı proteinler amino aside parçalanamazsa ne olur?

Vücudumuzda çeşitli enzimlerin olmaması, bağırsak florasında bozukluklar veya geçici bağırsak sendromu gibi hastalıklar, besinlerin bağırsakta düzgün aminoasitleri oluşturacak şekilde parçalanmasını engeller ve gıdalar kana parçalanamadan geçiş yaparlar. Savunma sistemi bunlara yabancı bir madde gibi muamele yapar ve aynı bir bakteriye veya virüse saldırdığı gibi savunma sistemini harekete geçirir.
Bu saldırının neticesinde vücutta enflamasyonlar oluşur ve yan etkiler belirmeye başlar. Yükselen CRP değerleri en başta halsizlik, metabolizma yavaşlaması, bağırsak problemleri gibi semptomlara yol açar. Hastanın aynı gıdayı, farkında olmadan düzenli tüketmesi durumunda daha birçok kronik hastalık gelişmeye başlar.

Gıda İntoleransı Gıda Alerjisinden Farklıdır

Gıda İntoleransı gıda alerjisi ile karıştırılmamalıdır. Gıda alerjisi herkes de görülmez ve kısa bir vakitte öldürücü etkilere kadar varabilir. Örneğin fındığa veya deniz mahsullerine Gıda Alerjileri olan kişiler 1 saatten az zamanda anaflaktik şoka girerek nefes bile alamaz hale gelebilirler.
Gıda İntoleransında ise yediğimiz yiyeceklerin olumsuz etkisi 3-24 saat arasında baş gösterir. Normal beslenen bir insan, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, yaşadığı sorunun gıdadan olduğunu bilse bile hangi gıdadan olduğunu tespit etmesi çok zordur.
Örneğin sabah çikolata yemiş ve sonra geceye kadar 2 öğün tüketen birey, gece yatmadan ortaya çıkacak bir bağırsak sorununun sabah yemiş olduğu çikolatanın içindeki süte bağlayamaz. Gıda intoleransınızın olması, belirli gıda bileşenlerine karşı vücudunuzda ters bir reaksiyon olusacağı anlamına gelir. Bu durum, bağışıklık sistemi ile ilintili değildir. Bu bağlamda gıda alerjisinden çok farklıdır.

Gıda İntoleransı Tahmin Edilenden Daha yaygın bir hastalıktır


Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya nüfusunun yarısında Gıda İntoleransı bulunuyor. Gıda İntoleransı, Şişmanlık, Kilo verememe, Migren, Akne, Nedeni bilinmeyen ödem, Gaz, Şişkinlik, Kronik yorgunluk, Kabızlık, Cilt problemleri (örn. sivilceler, kaşıntı nörodermatit, kronik egzama vs.), Romatizmal hastalıklar, Astım, İshal , Mide krampları, Depresyon, Uyku bozuklukları, Baş ağrısı, Solunum yolu hastalıkları, Kronik Farenjit, Sürekli nezle olma, Ağızda yaralar, Epigastrik Ağrılar, Crohn hastalığı, İrritabl Bağırsak Sendromu, Sık gribe yakalanma, Kronik burun akıntısı, OSB (Otistik Spektrum Bozukluğu), Sedef hastalığı, Nörodermatit, Ürtiker... gibi birçok hastalığa neden olabiliyor.21. yüzyılda yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki eskiden sebebi anlaşılamayan ve tedavisi olmayan birçok hastalığın temelinde Gıda İntoleransı yatmaktadır.İngiltere’de 2009’un sonunda dünyanın alerji araştırmaları konusunun iki lideri,York Üniversitesi ve Yorktest tarafından yayınlanan araştırma, yediğimiz gıdalar ile kronik rahatsızlıklar arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koymaktadır. Yeni bulgular; nüfusun %45’lik bölümünü oluşturan , irritabl bağırsak sendromu, romatizma, sedef gibi teşhisi konmuş hastalıklar için bir umut oluşturmuştur.

İyileşme oranları


York Üniversitesi tarafından yapılan bu heyecan verici araştırma 5000 hastanın katılımıyla tamamlandı. Araştırmaya katılan hastalara ilk olarak "York Testi" uygulandı. Hastalar, York Testi sonucunda IgG antikorları üzerinden tespit edilen problemli gıdaları hastalar beslenmelerinden çıkardılar. Bu hastalardan %75’i 3 hafta içinde ciddi oranda iyileşme gösterdiler.

İyileşme gösteren hastalıkların bazılarının oranı şu şekilde oldu:


  • Gaz ve şişkinlik şikayetleri (91%)
  • Mide Sorunları (90%)
  • Genel ağrılar (88%)
  • Kolit (88%)
  • Kronik Yorgunluk (87%)
  • Ürtiker, Kaşıntı (84%)
  • Romatizma (74%)
Bu istatistikler şu gerçeği bize verir, yediğimiz ve masum zannettiğimiz bir gıda, yıllarca bize büyük rahatsızlıklar yaşatmış olabilir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder