24 Mayıs 2017 Çarşamba

Sağlıklı yaşamın anahtarı düzenli uyku


Düzenli Uyku



Horlama, uykuda nefes almakta zorlanma, uyku apnesi , uyuyamama gibi uyku bozukluklarına ait birçok belirti toplumda normal kabul edilse de bu sorunlar ihmal edildiğinde ciddi sonuçlar yaratmaktadır. Uyku pasif bir süreç gibi görülse de; içinde farklı dinamikler taşıyan, yaşam için zorunlu bir zaman dilimi olarak tanımlanıyor. Farklı sebeplerle  uykunun bozulması çeşitli sağlık problemlerine neden olabiliyor.

İnsan yaşamının devam edebilmesi için olmazsa olmazların arasında yer alan uyku, kuşkusuz hepimiz için zorunlu bir zaman gerektiren bir durumdur. Sağlıklı yaşam bedensel ve zihinsel dinlenmeden geçmektedir.Hayatımızın neredeyse üçte birini uykuda geçiriyoruz ve uyku durumumuzun bazı evreleri mevcuttur. Evre I uyku; uykuya dalınan, “tilki uykusu” olarak adlandırılan dönem ve uykunun %1-5’ini oluşturuyor. Evre II uykusu, uykunun %45-50’sini oluşturuyor. Evre III uykusu, derin dönem uykusu olarak adlandırılıyor ve uykunun %20-25’ini kapsıyor. Ayrıca hızlı göz hareketlerinin kaydedildiği, rüya görülen REM dönemi var ki, bu da uykunun %20-25’ine karşılık geliyor.Derin uyku döneminde fiziksel tamir işleri yapılıyor; örneğin yıpranmış hücrelerin onarımında kullanmak üzere kolesterol sentezleniyor. Ayrıca hormonlar da bu dönemde salgılanıyor. Uykunun evreleri kadar süresi de oldukça konuşulan konular arasında bulunuyor ve uyku saati kişiden kişiye değişmekle beraber 6-9 saat arasında olmalıdır. Ayrıca bu uyku diliminin bir kısmı gece 2 ile sabah 6 arasında olmalıdır.



Düzenli Uykunu Yararları Nelerdir?


Düzenli Uyku için Yapılması Gerekenler


Sağlıklı ve kaliteli bir uyku için uykunun ihtiyaçlarına saygı gösterme olarak tanımlanan uyku hijyeninin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar ; uyku hijyeninin en temel kuralını, aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmak olduğunu belirtiyorlar. Uyku süresinin kaydırılması ya da azaltılması en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uyku hijyeninde dikkat edilmesi gereken bir diğer sorun da, yatak odaları. Yatak odalarının basit ve sadece uykuya hizmet etmek için tasarlanmış olması; içinde televizyon, kitap, bilgisayar ya da kurutulan çamaşırlar olmaması gerekiyor. Ayrıca oda sıcaklığı da önemli rol oynuyor. Uyuyabilmemiz için vücut ısımızın yarım derece kadar düşmesi, yani vücudun ısı kaybetmesi gerekiyor. Bu nedenle yatak odalarının serin olması öneriliyor. Uykuya dalabilmek ve uykuyu sürdürmek için yatak odamızın karanlık olması da bir başka gereklilik.

Akşamları yapılan spor, adrenalin seviyemizi yükselterek uykuya dalmamızı geciktirebilmektedir. Bu sebeple sporu günün daha erken saatlerinde yapmayı tercih etmek gerekiyor. Uyumak üzere yatıldığında günün muhasebesini ya da ertesi günün planını yapmak da uykuya engel olabilir.

Sık karşılaşılan uyku sorunları


Günümüzde birçok kişi uyku sorunlarıyla karşılaşsa da önemsemeyebiliyor. Oysa bu sorunlar ihmal edildiğinde ciddi sonuçlara yol açıyor. Şimdiye dek tanımlanan 81 adet uyku rahatsızlığı mevcuttur. En çok görülen uyku bozukluğu ise, insomnia yani uykusuzluk. Uykusuzluğun en büyük nedeni, uyku hijyeninin bozulması ve bunun kemikleşmiş hale gelmesi durumudur.

Uyku apnesi sağlıklı bir uykuyu tehdit ediyor


Gün içerisinde nefes alma verme işlemini bilinçli şekilde düzenlerken geceleri bu iş vücudumuzun otomatik mekanizmalarına kalıyor. Gırtlağımızdan gelen hava akciğerlere doluyor, körük gibi çalışan göğüs kafesi havayı emiyor ve dışarı veriyor. Tıkayıcı tipte uyku apne sendromunda ise gırtlak tıkanmaya başladığı için hasta horluyor. Öyle bir noktaya geliyor ki, gırtlak tamamen tıkanıyor ve göğüs kafesi daha çok açılarak havayı emmeye çalışıyor. Bunu başarırsa gırtlak açılıyor. Ancak kişi 10 saniyeden daha uzun süre nefes alamıyorsa bu durum uyku apnesi denilen hastalığı yaratıyor.

Uyku apne sendromunun tanısı için, kişiler uyku laboratuvarında polisomnografi testine tabi tutuluyor. Bu testle beyin dalgaları, göz hareketleri, horlama, nefes alma çabası, oksijen miktarı, kalp atışları (EKG), bacak hareketleri, yatış pozisyonu video monitorizasyonu uyku laboratuvarı teknisyeni eşliğinde bilgisayara kaydediliyor. Bu kayıtlardan uyku evreleri, solunum olayları, bacak hareketleri, uluslararası belirlenmiş kriterlere göre skorlanıyor. Bazı hastalarda bu sıkıntılar sadece yatış şeklinden kaynaklı olabiliyor. Bu durumlarda hastayı uykusu bozulunca yan yatar halde tutacak aparatlar kullanılmaktadır. Çoğu zaman kişinin zayıflaması da tedavi için önemli bir adımı oluşturuyor. Bu kişiler için zayıflamak o kadar da kolay olmuyor.

Uyku apne sendromunun temel tedavisi CPAP (Continious Positive Airway Pressure) denilen ve devamlı hava üfleyen cihazlar ile oluyor. Cihaz; odadan havayı alıyor, hortum ve maske yardımı ile kişiye veriyor. Bu cihazlar, kişiye göre belirlenen bir basınçta hava üfleyerek gırtlağın açık kalmasını sağlıyor. Bu sayede uyku apnesi olan insanlar rahat bir uyku çekip güne daha enerjik başlayabiliyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder