24 Mayıs 2017 Çarşamba

Psikolojik kaynaklı bedensel hastalıklar (psikosomatik hastalıklar)


Psikolojik Bedensel Hastalıklar





Sağlık denilince akla fiziksel ve ruhsal yönden



bir bütün akla gelmelidir. Yani ruh sağlığını genel sağlıktan ayırmak doğru değildir. Çünkü insanın fiziksel ve ruhsal durumu arasında büyük bir etkileşim söz konusudur. Ruhsal durumdaki değişmeler, dalgalanmalar ve sarsıntılar bedeni etkilediği gibi bedendeki değişiklikler de ruhu ve beyni etkiler. Nitekim fiziksel hastalıkların ortaya çıkışında insan psikolojisinin etkisi azımsanmayacak kadar yüksektir.

Psikosomatik Hastalıklar


Psikosomatik hastalıklar, insanların yaşamlarındaki ve iç dünyalarındaki düşünsel ve duygusal çatışmaların dışarıya bedensel rahatsızlıklar, fiziksel hastalıklar ve şikayetler olarak etkilemesidir. Psikosomatik hastalıklar, ruhla beden arasındaki etkileşimin önemli bir kanıtıdır. İstatistiklere göre dünya genelinde yapılmış tarama ve araştırmalar, çeşitli dallardan hekimlere, özellikle de dahiliye uzmanlarına ve acil servislere başvuran hastaların %68′inin psikosomatik hasta olduklarına dikkat çekiyor.

Stresin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi bugün herkes tarafından bilinen bir gerçek. Nitekim moralleri bozulduğunda insanların çalışma verimleri azalmakta, huzurları bozulmakta ve beraberinde birtakım fiziksel rahatsızlıkları baş göstermektedir. Yani ruhsal yönden yaşadıkları bedenlerine, organlarına, hücrelerine etki etmektedir. Bu şekilde, ortaya çıkmasında ya da gelişmesinde ruhsal ve psiko-sosyal etkenlerin rol oynadığı kabul edilen bazı bedensel hastalıklara psikosomatik hastalıklar olarak adlandırılır.

Stresin Yol Açtığı Hastalıklar


Stresin yol açtığı rahatsızlıkların başında genelde kalp atışının ve kan basıncının yükselmesi, kandaki yağ ve şeker oranının artması, kanın pıhtılaşma oranının artması, kanda alyuvarların artması, kas kasılmalarının artması, göz bebeklerinin büyümesi, sindirim sistemi problemleri sayılır. Organizma stresle başa çıkamadığı koşulda strese karşı mağlup olmuştur. Bu da psikosomatik hastalıklara yol açar. Stresin yol açtığı psikosomatik hastalıkların başlıcaları şunlardır: Alerji, ülser, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, nefrit, şeker hastalığı, kanser, egzama ve sedef gibi deri hastalıkları, sinirsel ve zihinsel hastalıklar…

Ruhsal gerginliğin sonucu olarak vücudun fiziksel anlamda direnci ortadan kalkar, beden gücünü kaybeder. Bağışıklık sistemi çöker ve birbiri arkasına hastalıklara gözlenir veya mevcut bir hastalığın iyileşmesi gecikir. Hastalıkların yanı sıra hüzün ve karamsarlık sonucu ruhen yaşanan huzursuzluklar, gerilimler, üzüntüler doğal olarak insanın dış görünümüne de yansır. Saç dökülmesi, ağarması, matlaşması, cildin neminin çekilerek kuruması, kalınlaşması, esnekliğini kaybederek kırışması, çatlaması, bunun sonucunda dışarıdan her türlü enfeksiyona açık hale gelmesi, hücrelerin yenilenmesi geciktiği için cilt bozukluklarının kalıcı bir görünüm alması, rengin soluklaşarak yüzün sararması, gözlerin matlaşması gibi daha pek çok olumsuz değişiklik de beraberinde yaşanır. Bu tarz kişilerde erken yaşta çökme görülür. Vücutları senelerce, günün her anında süren bu gerilimi, duygusal fırtınaları, ruhi dalgalanmaları göğüsleyemez. Bunun sonucu olarak şiddetli yaşlılık alametleri ve kalıcı fiziksel tahribatlar oluşur. Nitekim neşeli, rahat ve huzurlu olan kimselerin gerilimli, stresli, bunalımlı, ağlamaya yatkın kişilere göre daha uzun yaşadıkları, daha sağlıklı oldukları da pek çok bilimsel araştırmayla doğrulanmış bir gerçektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder