30 Mayıs 2017 Salı

Obezite Birden Fazla Hastalığın Habercisi


Çocuklarda Obezite


Çocuklarda obezite ile ilgili sorunların başında birden fazla kalp damar rahatsızlığı risk faktörünün kümelendiği hastalıklar gurubu olarak bilinen metobolik sendromunun geldiği bildirildi.
Uzmanlar özellikle çocukluk döneminde başlayan obezitenin kalp ve damar hastalıkları riskini fazlasıyla arttırdığına vurgu yaparak çocukların beslenmesinin ve sağlık kontrollerinin zamanında yapılması gerektiğini vurgalamaktadırlar.Obezite hastalığının yüzde 30'u çocukluktan başlamaktadır ve dikkat edilmelidir diyen uzmanlar şunları belirtmektedirler; 'Buradan yola çıkarsak obeziteyle ilişkili hastalıkların temellerinin çocukluk çağında atıldığı görülecektir. Dolayısıyla sağlıklı nesiller yetiştirmek hem ailelerin hem de ülkelerin en önemli görevleri arasında yer almalıdır. Ülkemizde son yıllarda bu hususta ciddi bir kamuoyu oluşmuş bunun neticesinde Sağlık Bakanlığı tarafından obezite ile mücadele ve kontrol programı başlatılmıştır' bilgisinin paylaşmaktadırlar
Eskiden sokakta ve okulda şişman çocuğa rastlamak çok zor olduğunu, günümüzde neredeyse her 10 çocuktan birisinin şişman olarak çevremizde dolaştığının altını çizen uzmanlar ayrıca çocuklar da obezite ile ilişkili sorunların başında metabolik sendrom olarak ifade edilen bir tablo geldiğini belirterek metebolik sendromun obez çocukları bekleyen yeni bir tehlike olduğunu vurguladılar. Bu tabloda birçok hastalık iç içe geçmiş halkalar şeklindedir. Dolayısıyla obezite çok daha kompleks hale gelmiştir. Bu halkaların parçalarını kan şekerinde ve insülin düzeylerinde artma, kan yağlarında ve tansiyonda yükselme, şeker hastalığı oluşturmaktadır. Bazen ense ve koltuk altı derisinde esmer renkte bir kalınlaşma bu rahatsızlığın ilk işareti olabilmektedir.



Obeziteye Önlem Alınmalı


Obezite için erkenden gerekli önlemler alınmazsa kalp ve diğer bölge damarlarında darlık, tıkanma olaya eşlik edebileceğini belirten uzmanlar, bu sorunların gelişiminde çevresel (fazla kalori alımı, azalmış fiziksel aktivite) ve kalıtsal faktörlerin önemli bir rolü olduğunu belirtmektedirler.
Obezite ile metabolik sendrom sıklığı arasında ciddi bir ilişki bulunduğunu vurgulayan uzmanlar şu bilgileri de paylaşmaktadırlar; 'Bu sendromun sıklığı ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Dünya verilerine göre metabolik sendrom okul çağındaki çocuklar arasında yüzde 3-8 iken, ülkemizdeki bu oran yüzde 2 düzeylerindedir. Şişmanlığın derecesi arttıkça bu oranlar daha da artmaktadır. Eğer şişman bir çocuk bu sorunlardan bir kaçını kendinde barındırıyorsa derhal bir hekime götürülmeli, gerekli inceleme ve tetkik yapıldıktan sonra mutlaka tedavi başlanmalıdır. 'Çocuklarda tansiyon artışı ve kan yağlarında yükselme olmaz' gibi bir yanlışın içine girilmemelidir. Şişman olan çocuklarda en azından yılda bir kez tansiyon ölçümü ve kan tetkiki yapılmalıdır. Maalesef obezite ve metabolik sendrom tedavisi uzun bir süreç gerektirir. Tedavinin başını obeziteyle ilgili eğitim çekmektedir. Çocuğun kendisi, ailesi, çevresi ve okulu eğitim sürecine dahil edilmelidir. Buna dengeli beslenme eşlik etmeli. Dengeli beslenme çocuğun fizyolojik gelişimini duraklatmayacak bir şekilde ayarlanmalıdır. Tedavinin diğer kısmını düzenli egzersizler oluşturmalı. Çocuğun sevdiği bir spor dalı ön plana çıkarılarak ona devam etmesi sağlanmalı ve sürekli desteklenmelidir. Bunlar yapılırsa obezite ve metabolik sendromla mücadelede başarılı olunabilir.'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder