23 Mayıs 2017 Salı

Düşük glisemik indeks ne demek?




Düşük Glisemik İndeks Nedir?

Son yıllarda gıdaların şişmanlatıcı etkisini anlatırken özellikle şekerli ve karbonhidratlı gıdaların kana hızlı bir şekilde karışması ve vücutta hemen yakılmadığı taktirde depo edilerek yağ olarak saklanması ile ‘glisemik indeks’ terimi çok dikkat çekiyor. Glisemik indekse bir  besindeki şekerin kana karışma durumudur diyebiliriz. Bu şeker ne kadar hızla kana karışırsa kan şekerini düşürmekle görevli insülün salgısı daha hızlı ve şiddetli hale geliyor. Böylelikle o şekerin kilo aldırıcı etkisi artıyor. Burada temel olarak beyaz şeker alınır. Beyaz şekerin glisemik indeksi 100 olarak kabul edilir. Diğer besinlerin glisemik değerleri de buna göre değerlendirilir ve hesaplanır.

Düşük Glisemik İndeks Diyeti



Meyve yerken çağla, kivi ve çileği tercih etmek düşük glisemik indeks' e oldukça yarar sağlaycaktır. Çünkü bu gıdalardaki şeker oranı dengelidir. Örneğin; patates gibi nişastası çok yiyecekler, şekerli tatlılar, unlu, yağlı ürünlerin (börek, kek, pasta, sütlü çikolata gibi) glisemik indeks epey yüksektir. Doğada yaratıldığı haliyle gıdaların glisemik indeksi daha düşüktür. Ama bir gıda ne kadar çok işlenirse, rafine hale getirilirse, yani ne kadar çok işlemden geçip doğal halinden uzaklaşırsa glisemik indeksi o kadar sakıncalı hale gelmektedir. Tam tahılların ve bakliyatların ise glisemik indeksi daha düşüktür. Havuç, patates dışındaki sebzelerin de glisemik indeksi 40′ın altı civarıdır. Meyveler ise epey değişkendir. Muz, incir, üzüm, karpuz, tatlı kavun gibi şekerli meyvelerde glisemik indeks yüksektir. Kayısı, elma, portakal, şeftali gibi meyvelerin glisemik indeksi 50 dolaylarındadır. Kivi, erik, hamımsı, diri vişne, çilek, çağla, badem gibi meyvelerin ise glisemik indeksi düşüktür. Beslenmenizi oluştururken genelde düşük glisemik indeksli gıdaları tercih etmenizde yarar var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder